
Çocukların En Gerçekçi Uğraşı
Oyun, sadece eğlenceden ibaret değildir, ciddi bir öneme sahiptir. Biz yetişkinlerin zaman zaman ‘gereksiz’, ‘anlamsız’ ya da ‘amaçsız’ olarak gördüğü oyunlar, önemli bir amaca hizmet eder. Bu yüzden oyun, çocuk için elzem bir ihtiyaçtır.
Oyun, çocuk için en temel ihtiyaçlardan biridir. Bir çocuğun gününün büyük bir kısmı oyunlarla geçer. Çocuk, oyunun içinde hayatın provasını yapar ve bu sayede hayatın gerçeklerini bir kurgu içerisinde deneyimlemeye ve anlamlandırmaya çalışır. Üstelik oyun sadece insanoğluna mahsus bir ihtiyaç değildir. Diğer bütün canlıların yavruları
da oyun oynamaya ihtiyaç duyar ve oyunlar sayesinde hayatı keşfeder. Oyun oynamak, öğrenmenin çok yoğun olduğu bir eylemdir. Bu bakımdan oyun, gelişim sürecine ciddi bir katkı sağlamaktadır.
Oyun, Çocuğun İletişim Aracıdır
Evrensel olması, oyunun önemini kanıtlayan göstergelerdendir. Dünyanın her yerinde çocuklar oyun oynar. Aynı dili konuşamayan iki çocuk, birlikte oyun oynayabilir çünkü oyun, evrensel bir dildir. Çocuklar, oyunda kendilerini sağlıklı bir şekilde ifade edebilirler. Bu sayede bir çocuk, aynı dili konuşmadığı başka bir çocukla, oyun içinde anlaşabilir. Benzer durum yetişkinlerle ilişki kurarken de gerçekleşir çünkü çocuklar ve yetişkinler de -bir anlamda- aynı dili konuşmazlar. Bu sebeple çocukların da bir şeyleri anlaması için onların dünyasına girmek ve onların dilinden konuşmak gerekir. Çocuk, kendini ifade etmek amacıyla oyun oynama yoluna başvurur; eğer karşısındaki yetişkin, oyun dilinden anlıyorsa çocuk anlaşıldığını hisseder ve rahatlar. Bu yüzden çocukla aynı dili konuşabilmek ve onunla aynı frekansı yakalayabilmek adına oyun oynamak en etkili yoldur.
Oyundan mahrum kalan bir çocuk, ihtiyacı olan bir gıdayı alamamış gibi olur. Çocuğun gelişimi açısından uyku ve yemek kadar oyun da hayati bir öneme sahiptir. Dolayısıyla yeteri kadar uyusa ve beslense bile, yeteri kadar oyun oynayamayan bir çocuğun, sağlıklı gelişim sergilemesi beklenemez.
Oyun, Çocuğun Gıdasıdır
İçinden geçtiğimiz pandemi süreci, oyunun ne kadar önemli bir gıda olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu. Bu süreçte eve kapanmak zorunda kalan çocukların oyun alanı, büyük oranda kısıtlandı. Bunun üzerine bir de tüm aile bireylerinin aynı evin içinde bulunması, çocuğun alanını daha da kısıtladı. Yeteri kadar oyun oynayamayan çocuklar, daralmaya ve bunalmaya başladı. Bir de bu şartların süresinin, gidişatının ve akıbetinin belirsizliği de eklenince süreç, çocuklar için dayanılması fazlaca zor bir hale gelmeye başladı. Çünkü bu süreçte hep evde oldukları için uyuma ve beslenme konusundaki ihtiyaçları karşılandı fakat en temel ihtiyaçlarından biri olan oyundan mahrum kaldılar. Dolayısıyla gelişimleri açısından mühim olan bir gıdayı yeteri kadar alamamış oldular. Bu, çocukların sağlıklı gelişmesini ve öğrenmesini sekteye uğrattı. Aileler ise çözümü, teknoloji ile çocukları baş başa bırakmakta buldu.
Oyun, Çocuğun Kalbine Giden Yoldur
Çocuğun kalbine giden yolda fantastik bir yolculuğa çıkmak, her yetişkin için kolay olmayabilir ancak en azından buna çaba harcamak ve o yolda yürümeye gayret etmek bile çocuk için yeterlidir. Bu bakımdan bir çocuğun kalbine dokunabilmek için oyun oynamak önemlidir, gereklidir hatta şarttır.
Oyun oynayamayan bir yetişkinin, çocukla iletişim kurarken oyunlar hakkında konuşması bile çocuk için bir anlam ifade etmektedir. Yetişkinlerde genel eğilim çocuğun yaşı, okulu ve dersleri üzerinden sohbet etmeye çalışmak yönündedir fakat oyunlarla ilgili konuşmak çocuğun kendi gündemini, dünyasını önemsemek anlamına geldiği için çocuk açısından çok değerlidir. Bu yüzden çocukla iletişimde, oyun oynanmasa da oyun üzerine konuşmak bile muhabbetin daha verimli ve keyifli geçmesini sağlar.
Oyun, Çocuğu İyileştirir
İçinde bulunduğumuz çağda çocukların yaşadığı psikolojik sorunlardaki artışın sebepleri, en çok merak edilen ve araştırılan konular arasında yer alıyor. Bu artışın en büyük sebeplerinden biri olarak çocukların artık oyun ihtiyaçlarını yeteri kadar karşılayamıyor olması gösterilebilir. Çünkü doğal bir iyileştirici olan oyundan mahrum kalmak, çocukların psikolojik olarak daha fazla sorun yaşamasına yol açıyor. Bu kadar faydalı bir eylem olan oyun elbette ki çocuklara iyi gelmektedir. Lakin oyunun çocuklara iyi gelmesinin ötesinde iyileştirici bir etkisi de bulunmaktadır. Oyunun geliştirici tarafının yanı sıra iyileştirici bir tarafının da olması, oyunun aslında faydalı olduğunu göstermektedir. “Oyun Terapisi” kavramı da bu faydası fark edilmesiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Zamanla oyun terapileri çeşitlenerek farklı ekollere ayrılsa da hepsinin benimsediği yaklaşım aynıdır: Oyun, çocuğu iyileştirir. İnsanoğlu, iyileşmek için gerekli donanım ve ilaçlarla birlikte yaratılmıştır. İnsanın hem kendi doğasında hem de çevresindeki doğada iyileşmesini sağlayacak her şey mevcuttur. Bu yüzden insan bedeninde bir yara oluştuğunda beden o yarayı iyileştirmek için çaba harcar. Yara önce kanar, sonra kabuk bağlar ve daha sonra da iyileşir. Benzer bir şekilde, çocuk da iyileşmek için neye ihtiyacı olduğunu çok iyi bilir. Çocukların olumsuz etkilendikleri olaylardan ya da travmatik deneyimlerden sonra oyun oynaması bunun en güzel göstergelerinden biridir. Çünkü çocuk, oyunun kendisine faydalı olacağını bilir. Savaş bölgesinde yaşayan çocukların sürekli ölme ve öldürme oyunu oynamasının sebebi budur. Tıpkı yetişkinlerin çok sarsıldıkları bir olayı yaşadıktan sonra bunun üzerine uzun uzun konuşması ve konuştukça rahatlaması gibi, çocuklar da böyle olaylardan sonra oyun oynayarak yaşadıkları şoku üzerlerinden atmaya çalışırlar. Bu bakımdan oyunun doğal bir iyileştirici olduğu söylenilebilir. Otizm gibi anlaşılması güç ve karmaşık bir bozukluğa bile, oyunun iyileştirici yönde etki ettiği araştırmalarla kanıtlanmıştır. Otizmli çocuklarla oyun oynama sıklığı arttığında otizm belirtileri azalmaktadır. Otizm, genetik ve nörolojik faktörlerle açıklanmaya çalışılan zor bir sorun olmasına rağmen oyun gibi kolay bir yolla bir nebze de olsa iyileştirilebilmektedir. Oyunun iyileştirici etkiye sahip olduğu sorunlar otizmden ibaret değildir. Çocuklarda psikolojik temelli görülen birçok sorun, oyun yoluyla çözülebilmektedir.
“Oyun sayesinde çocuk, kendini daha iyi ifade eder ve böylece daha iyi anlaşıldığını fark eder. Dolayısıyla sadece bu kendini anlatma ve anlaşılma durumu bile çocuğun iyileşmesine ciddi bir katkı sağlar. Çünkü her çocuk, anlaşılmak ister.”
