Tüzder

Anne,Sen Benim İlk Öğretmenim Misin?

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Anne,Sen Benim İlk Öğretmenim Misin?

 

 ‘’Anne,Sen Benim İlk Öğretmenim Misin?’’

EĞİTİMDE AİLE ORTAMININ ÖNEMİ: OKUL DIŞI EĞİTİM

2682799181

SPOT: Eğitim denilince akla ilk gelen yerler okullar oluyor. Bir insanın yetişmesinde, eğitiminde en belirleyici unsur okullar mıdır? Yoksa okullar; ailelerin ve toplumun beklentileri doğrultusunda ebeveynlerin yükünü üstlenmeye çalışan müesseseler midir?

Okul dışı eğitim, gözden kaçırdığımız ama reddedemeyecek kadar hayatımızda olan bir konudur. Biraz detaylı düşündüğümüzde eğitimi etkileyen okul ortamlarından başka şeyler de olduğunu fark edeceğiz. Aslında eğitim okullarda olduğu kadar ailede, ev ortamında, sosyal ortamda, arkadaşlar arasında, teknoloji ürünlerinde… Yani eğitim hayatın her yerinde ve her zamanında vardı, insanlık yaşamı devam ettikçe eğitim de var olmaya devam edecek.    

Birçok tanımı, birçok modeli olmasına rağmen belirlenen eğitimin serüveni hala devam etmektedir. Her toplum kendi beklentisine göre eğitim modelleri ve amaçları belirlemiştir. Eğitim denilince akla ilk gelen yerler elbette okullar oluyor. Bir insanın yetişmesinde, eğitiminde en belirleyici unsur okullar mıdır? Yoksa okullar; ailelerin ve toplumun beklentileri doğrultusunda ebeveynlerin yükünü üstlenmeye çalışan müesseseler midir?

Eğitim Nedir?

Eğitim, insanoğlunun yaratılışından toplum halinde yaşamaya başlaması ile ortaya çıkmış, her ne kadar asırlar birbirini kovalasa da teknolojik ve bilimsel gelişmeler her an değişse de gündemden düşmemiştir.

Eğitim, en genel tanımı ile “Önceden belirlenmiş esaslarla, bireyin davranışlarını kasıtlı bir şekilde ve bir amaca uygun olarak geliştirmeyi, değiştirmeyi hedeflemektir.” diye tarif edilebilir. Birçok literatürde bu ve bu manaya gelen tanımlar yapılmıştır. Yani bir nevi “Eğitim, bir insanın hayatını kolaylaştıracak, hayatı boyunca kendine yol ve yordam gösterecek ilke ve öğrenmelerin bütününü kapsar.” da diyebiliriz. 

Bu tanım ve ifadelerden yola çıkarsak bireyin yaşam boyu, okuldan önce başlayan ve okul hayatı bittikten sonra da devam eden bir eğitim ve öğrenme ortamı var demektir. Bu eğitim ortamının en başında da ‘Aile’ gelmektedir. Aile; bireyin doğduğu, doyduğu, büyüdüğü, duygusal ve sosyal bağların filizlendiği, hayatının büyük çoğunluğunu ikame ettirdiği ortamdır. 

Tabi her dönemin ve toplumun ‘aile’ tanımı da değişebilmektedir. Sanayi Devrimi’nden önceki aile kavramının niteliği ile sonrası bir olmamıştır. Aynı şekilde coğrafi ve kültürel faktörler ile de aile kavramının niteliği değişmektedir. Metropol şehirlerdeki aile kavramı ile göçebe hayat süren toplumlardaki aile kavramı da aynı değildir. Aile, özellikle günümüz yaşam standartları ve teknolojik etkilerin sebebiyle görecelik ve değişkenliğin yaşandığı toplumdaki en küçük müeseselerdir diyebiliriz. Aile kavramının niteliğinin zamanla değişime uğraması birey kavramının üzerinde de ciddi tesirler bırakmıştır. 

KUTU: Kalıtım dışındaki her şey çevreden şekil alır. Bu ifade neredeyse tüm eğitim uzmanları tarafından savunulan ifadelerden biridir. O halde aile, çocuğun eğitimi üzerinde tesiri olan en önemli etkenlerden biridir denilebilir.

EĞİTİMDE AİLENİN ETKİSİ

İnsan dünyaya geldiğinde kendini aile ortamında bulur. 5-6 yaşlarına kadar ilk öğrenmelerini bu ortam içerisinde edinir. Varsa kardeşi, aile üyeleri, ailenin içerisinde bulunduğu sosyal çevre, bunların tamamı bireyin eğitimindeki ilk uyarıcı ve yön vericilerdir. Kalıtımdan (yaratılışından) gelen özelliklerinin dışındaki her öğrenme ve gelişiminin tamamı ilk olarak bu ortamda şekillenir. 

Birey henüz okula başlamadan birçok şeyi edinmiş, belli karakter özelliklerini oluşturmuş, okul ortamına kadar belirli bir düzeyde hazırbulunuşluk geçirmiş olur. 

Okuldan önce aile vardır, okuldan sonra da aile olacaktır. Eğitimde ailenin önemi işte burada başlar. Okul, aileden geriye kalan hususi ayrılmış vakit ve mekâna bağlı öğrenme ortamları iken; aile, okulun dışında kalan ortamların hemen hemen tamamını kapsar. 

Ailenin çocuğun eğitimi üzerindeki etkisi, çocuğun okul ortamını, arkadaş (akran) ortamını, toplumsal, ruhsal, manevi ve akademik ortamlarını da etkilemektedir.  Çocuğun eğitimi üzerinde olumlu rol oynayan ailelerin çocuklarının daha başarılı, daha mutlu, aileye ve topluma daha yararlı, kendini ifade edebilen, hayatını ve düşüncelerini istikrarlı yürütebilen özelliklere sahip oldukları bilinmektedir. 

“Eğitimde Olumlu Rol Oynayan Aile Ortamı” Nasıl Olur? 

Duyarlı ebeveyn olmak, çocuğun eğitiminde olumlu rol oynamayla başlar. ‘Duyarlı Ebeveyn’ demek fiziksel ihtiyaçların, maddi beklentilerin karşılanmasından, sadece kendi istediği kalıptan çıkmayan bir evlat yetiştirmekten öte; doğru gelişimin, ruhsal ve manevi doyumların, kendini mutlu hissedebileceği, güvenli bağlılık duygusunun geliştiği, öğrenmenin keyifli hale geldiği ortamlar oluşturmakla mümkün olur. 

Duyarlı Ebeveyn Özellikleri

  • Çocuklarını iyi tanırlar ve onları ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirirler.  
  • Çocuklarının kendi modelleri olmadığını, her çocuğun kendine özgü niteliklerle donanmış, ayrı bir birey olduğunu düşünerek kardeşleriyle ve diğer çocuklarla kıyaslama yoluna gitmezler.
  • Çocuklarındaki güven duygusunu pekiştirmek için onları yapıcı ve etkin kılacak bir ortam hazırlarlar.  Bu ortamı hazırlarken, verecekleri görev ve sorumlulukların çocuğun yetenek ve kapasitelerini aşmamasına özen gösterirler.
  • Çocuk için en önemli besinin sevgi ve sevecenlik olduğunu bilerek, çocuklarına yeterince ilgi, şefkat ve sevgi gösterir, onların manevi gelişimlerini desteklerler.
  • Çocuklarına kendi alanlarını oluşturmasına destek olurlar, her davranışına her fiiline karışmaz, çocuğun kendi işini yapmasına fırsat tanırlar. ‘Helikopter Ebeveyn’ olmaktan kaçınırlar. 
  • Oyunun, çocuğun gelişim ve eğitimi için önemli olduğunun bilincindedirler. Bu sebeple çocuklarına oyun için gerekli ortam ve zaman için fırsat verirler. 
  • Önce kendi içlerinde barışık, huzurlu birer birey ve sağlıklı birer özdeşim modeli olmaya çalışırlar. Olumlu rol model olmanın önemini bilirler.
  • Çocuğu kendi kendini yöneten bir birey olarak yetiştirmek için gerekli psiko-sosyal ortamı hazırlar. Bunun için de aşırı koruyucu yaklaşımdan kaçınarak çocuğun kendi kendini yöneten bir birey olmasına fırsat verirler. Kontrollü koruyucu olmayı öğrenirler.   

Sıraladığımız bu özelliklerin belki tamamını olamasa dahi çoğunluğunu gerçekleştirebilen ailelerin çocuklarının eğitimine daha faydalı olacakları kesindir. Bu özelliğe sahip ebeveynler, çocuğunun sadece evdeki eğitimi ile değil okuldaki, sokaktaki, sosyal ortamdaki eğitimine de katkı sağlayacaklardır. Ev ortamı bu özellikler sayesinde olumlu rol oynayan aile ortamına dönüşecektir.

KUTU: Anne ve babalar, evde eğitim sürecinin tamamen içerisinde olurken çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmeyi, çocuğunun duygularını ifade etmesine fırsat vermeyi, ona her koşulda yanında olduğunu hissettirmeyi, etkileşimli kitap okumayı, etkileşimli oyunlar oynamayı ve her şeyden önce onu sevdiğini hissetmesini sağlamayı kendilerine sorumluluk olarak görmeliler. 

İşte bu sebeple evdeki eğitim her şeyden önce gelir. Özellikle içerisinde bulunduğumuz zaman ve şartlar (pandemi, kontrolsüz teknoloji kullanımı vs.) çocukların eğitim ve gelişiminde ev ortamının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Ne umursamaz ebeveynler ne de helikopter ebeveynler (aşırı korumacı) günümüzde çocuk yetiştirmekte başarıyı yakalayamayacaklardır.

 Anne-baba ve çocukların etkileşim halinde olduğu refah ve ferah, manevi huzurun, doyumun yaşandığı ve hissedildiği, olumlu rol üstlenen duyarlı ebeveynlerin bulunduğu bir ev atmosferi sağlandıkça çocuğun eğitiminde ve gelişiminde başarı gelecektir. 

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri