Tüzder

Başarı İçin Iq Gerekli Mi?

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Başarı İçin Iq Gerekli Mi?

Basari Ici̇n Iq Gerekli̇ Mi̇

Başarı İçin Iq Gerekli Mi?

Hepimiz IQ testlerini duymuşuzdur. Belki de resmi bir sınava girdiniz veya sosyal medyada paylaşılanların çoğunu isimsiz olarak doldurdunuz. Ancak yapılan bu testler gerçekten doğru mu? Ve zekâyı gerçekten ölçüyor mu? Hızlı bir IQ testleri turuna çıkalım.

“Zekâ, benim testimin ölçtüğü şeydir. (A. Binet)”

IQ veya “Intelligence Quotient” aslında standartlaştırılmış bir testin sonuçlarına dayalı sayısal bir puandır. Katılımcının zekâsını ölçmek içindir. Başlangıçta Fransız psikolog Alfred Binet tarafından geliştirilmiştir.

Asıl IQ terimi 1912’de Alman psikolog William Stern tarafından icat edildi. Binet ve meslektaşı Simon tarafından geliştirilen temel test, son yıllarda inşa edildi ve genişletildi. Modern IQ testleri artık puanlamanın normal dağılımına dayanmaktadır. Bu testler, öncülerinden farklı olarak, gözetim altında belirli bir süre içinde çözülmesi gereken bir dizi sorunu içerir. Kısa süreli hafıza, sözlü bilgi, algısal hız ve uzamsal görselleştirme gibi çeşitli alanları test ederler.

Çoğu test, genel puanları ve bireysel alt test puanlarını sağlar. Bu, farklı alanların her birinde zekâ ve performansınızın genel bir değerlendirmesine izin verir. IQ testleri, normal dağılım çan eğrisine dayalıdır. Bu nedenle, yalnızca belirli IQ aralıkları için gerçekten tasarlanmış ve geçerlidir.

Peki, Hangi Puan Seni Bir Dahi Yapar?

IQ puan aralıklarına aşina olabilirsiniz, ancak hangi puan sizi bir dahi yapar? Çok yüksek IQ’lar 140’ın üzerine düşme eğilimindedir, ancak bir dahi olarak sınıflandırılmak için 160′ ı aşmanız gerekir. 200’ü aşan bir puan kaydederseniz, “Ölçülemez Dahi” seviyesi bile vardır! Daha önce de belirtildiği gibi, ortalama IQ, 100 olarak ayarlanmıştır. IQ puanlarının yaklaşık yüzde altmış sekizi bu ortalamanın bir standart sapması içinde yer almaktadır. Yani çoğu insan 85 ile 115 puan arasındadır.

Muhtemelen çan eğrilerini biliyorsunuzdur ve IQ farklı değildir. Ölçeğin “çan zirvesi” ortalamasından ne kadar yukarı veya aşağı hareket ederseniz, içine düşecek kişi sayısı o kadar az olur. Aşırı düşük 1-24 veya aşırı yüksek 180+ IQ, nüfusun çok çok küçük bir yüzdesini temsil edecektir. Beklediğiniz gibi, standart sapma, bir grup içinde test edilen kişi sayısına bağlı olarak değişecektir. IQ testinde bu, 15 puan artı veya eksi olma eğilimindedir. IQ puanları, bir kişinin problem çözme becerilerini ölçmeye yardımcı olur.

“Başarı” için Zekâ Gerekli mi?

Zekâ testi yaptırdığınızı ve iyi bir sonuç çıktığını düşünün. Her şey yolunda ve güzel ama bu puanlar gerçekte ne anlama geliyor? Bu IQ puanı, bir bireyin hayattaki başarısında gerçekte ne kadar fark oluşturur?

Biliyoruz ki yüksek IQ’ların akademik başarı ile güçlü bir bağlantısı olabilir. Ancak akademik başarıda tek kriter IQ değildir. Yüksek IQ, bir kişinin zekâsını değerlendirmenin popüler bir yolu haline gelirken bazı uzmanlar ise duygusal zekânın –en azından başarı için- IQ’dan daha önemli olabileceğine inanıyor.

Çoğumuz yüksek IQ’nun hayatta başarıyı garanti edeceğine inanmaya başladık; ama bu doğru mu?

Görünüşe göre bu doğru denilebilir. Bilim, sanat, iş ve eğitim alanındaki çoğu başarılı insan, IQ açısından son derece parlak zekâlı görünüyor. Fakat ilginç bir şekilde, daha yüksek IQ’ya sahip olanların sosyal olarak garip, içe dönük ve hatta zihinsel olarak dengesiz olma eğiliminde olduğu yönünde de bir klişe var.

Etrafımızda gördüğümüz, tanıdığımız son derece başarılı pek çok zeki insan olabilir. Ancak beklediğiniz kadar başarılı olamayan başka zeki insanları da tanıyor olabilirsiniz. Peki, öyleyse bu durumun temel sebebi nedir? Bu eşitsizliğin ve dengesiz durumun sebebi nedir?

Binet ve diğer psikologların, IQ testini yapmaya başladıkları ilk günlerinden beri, bu sorular birçok kez sorulmuş ve hep araştırma konusu olmuştur.

Psikolog Lewis Terman, 1920’lerin başlarında bu soruyu araştırmaya başlamış. Bu sorunu açıklamada kullandığı teori ise dahi düzeyindeki IQ’ların sosyal ve kişisel “uyumsuzluk” ile ilişkilendirilmesi eğiliminde olduğudur.

Örneğin Einstein’ın beynine bakalım. Florida State Üniversitesi’nde bir antropolog Einstein’ın beyni hakkında bir çalışma başlattı.

Einstein’ın beyninde bulunan prefrontal korteksin (beyinde bulunan ve soyut düşünme için önemli olan bir bölüm), normal bir insanın prefrontal korteksinden çok daha karmaşık bir düzene sahip olduğunu gösterdi.

Bu çalışma için IQ’su en az 140 ve grup ortalaması 150 puan olan 8-12 yaş arası 1500 çocuğu seçmiş. Araştırma sonucunda 80 çocuğun 170 puanı aştığı görülmüş.

Sonraki yıllarda, “gerçek dünyada” nasıl performans gösterdiklerini görmek için çocukların hayatları takip edilmiş. Bu çocukların bir kısmı beklenenin üstünde başarı gösterse de çoğunluğu ulusal standartların ötesine geçememiş. 100 kadar çocuk ise beklentinin üstünde bir performans sergilemiş. Beklentilere aykırı görünen bu çocuklar, sosyal ve fiziksel olarak çok iyi uyum sağlama eğilimindeymiş. Akademik olarak başarılıymış. Daha düşük IQ’ya sahip çocuklara kıyasla daha sağlıklı, daha güçlü ve hatta daha az kazaya meyilli olma eğilimindeymiş.

Terman 1956’da öldü, ancak araştırmasına aynı gruptaki diğer psikologlar tarafından devam edildi. Çalışma, “Üstün Yeteneklilerin Terman Çalışması” olarak bilinmeye başlandı. Deney grubu olan, yüksek IQ’ya sahip çocuklardan, beklentinin altında kalan ve beklentinin üstüne çıkan gruplar arasında IQ’da gözle görülür bir ayrım olmadığını düşünürsek “davranış” ve “başarı” arasındaki farkı ne açıklayabilirdi?

Terman, çalışma grubundaki beklentinin üzerine çıkan en iyi 100 kişinin bazı çok ilginç ortak özellikler gösterdiğini belirtti. Bu kişilerde “sağduyu, öngörü, irade, azim ve üstün olma arzusu” gibi özelliklerin ön plana çıktığını belirtti.

Yukarıdaki gözlemler biraz öznel olmakla birlikte IQ, yaşam başarısında bir rol oynuyor gibi görünmektedir ancak “başarı” için bir garanti değildir. Kişilik özellikleri de başarı ve iyi bir yaşam için çok önemlidir.

Modern Çalışmalar

IQ, bir bireyin akademik başarı olasılığını tahmin etmek için kullanılabilir. Ancak, akademi dışındaki performanslarını tatmin edici bir şekilde tahmin etmek için kullanılamaz. Yale Üniversitesi Psikoloji bölümünden olan Profesör Alan Kazdin, “IQ’nun ölçtüğü en iyi şey, okulda başarılı olabilmektir” diyor. “Bu yaşta, potansiyeli düşünün. Ama bunu beslemek için doğru ortama sahip olmalısınız” diyerek devam ediyor. Diğer araştırmalar, olağanüstü akademik yeteneklere sahip çocukların, daha az “üstün yetenekli” çocuklara kıyasla izolasyon dahil daha fazla sosyal sorun yaşayabileceğini göstermektedir. Hatta bir çalışma, yüksek IQ’nun “deneyime açıklık” olarak bilinen bir kişilik özelliği üzerinde yüksek puan alma eğiliminde olduğunu buldu. Yeni şeyler denemeye daha istekli olduklarından “yeni” deneyimler arama olasılıkları daha yüksektir.

Birçok çağdaş araştırmacının IQ’nun yaşam başarısını ne ölçüde etkilediğini tartışmasına rağmen, çoğu genel olarak Terman’ın bulgularını desteklemektedir.

Ne Kadar Doğru?

Herhangi bir resmileştirilmiş testte olduğu gibi, ondan elde edilen sonuçlar ancak testin kendisi kadar iyidir. Tartışma bir yana ve resmileştirilmiş bir test olduğu düşünüldüğünde, sorulması iyi bir soru. Daha önce belirtildiği gibi, modern IQ testleri yalnızca IQ ölçeğine girdiğinizde güvenilirdir. IQ testlerinin güvenilirliği, testi yapan uzmanın niteliği, test ortamı, çocuğun hazır bulunuşluğu gibi birçok etkene bağlı olarak değişir. Bu yüzden TÜZDER gibi alanında başarılı ve bu iş için gerekli donanımı sağlamış kurumlarca bu çalışmaların yapılması önemlidir.

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri