Tüzder

Aynı Yerden Bakıp Başka Şeyler Görebilmek

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Aynı Yerden Bakıp Başka Şeyler Görebilmek

Ayni Yerden Bakip Baska Seyler Gorebi̇lmek

Aynı Yerden Bakıp Başka Şeyler Görebilmek

“İnsanlık tarihi kadar eski bir olgu olan sıradışı düşünme, en çok ilgi çeken konulardan biridir. Tarihin ilk çağlarından bu yana, ateşi keşfeden, yazıyı bulan, aya ilk ayak basan, farklı coğrafyaları keşfetme merakıyla yola düşen ve sayısız teknolojik gelişmede sıradışı düşünmenin izlerini görmek mümkün.”

Başkalarıyla Aynı Şeye Bakmak Ama Farklı Bir Şey Görmek

Sıradışı düşünme kavramı, Latince meydana getirmek, doğurmak anlamına gelen “creare” kökünden türemiştir. Bu kavram, eski zamanlardan bu yana, düşüncenin var olduğu her alanda kullanılmıştır ve her toplumun kendine ait sıradışı düşünme biçimi vardır. Bunu, Japonların çiçek düzenleme sanatında bile görebilmek mümkündür. Kendi toplumumuza ait olan sıradışı düşünme örneklerini ise 13-16. yüzyılların İslam bilginlerinin çalışmalarında görebiliriz. Kendilerinden önce ortaya konulmuş olan disiplinleri, olabildiğince sistemleştirmişler, hatta yeni yöntemler geliştirmişlerdir. Bu asırlarda ilk olarak Merâğa’da(Azerbaycan), sonraları Semerkand, İstanbul ve İslam coğrafyasının muhtelif yerlerinde önemli rasathaneler kurulmuştur. Nasîrüddin Tûsî,

Gıyaseddin Cemşid el-Kâşî, Uluğ Bey, Ali Kuşcu, Kadızade-i Rumî, Pîrî Reis, Takiyüddin gibi önemli bilginler, bilime ve insanlığa hizmet etmişlerdir. Bu dönemde birçok astronomi aleti yapılmış, her alanda olduğu gibi optik, tıp ve coğrafyada da önemli gelişmeler olmuş, önemli haritalar çizilmiştir.

Bir başka örnek ise Bîrûnî’nin 27 yaşındayken 18 yaşındaki İbni Sînâ ile yazılı bir münazaraya girmesidir. Sizce konu ne olabilir? ‘Işığın sürati ölçüsüz müdür, yani namütenahi midir, yoksa zamanda ölçülebilir mi?’ Ne müthiş bir şey değil mi? Günümüzde böyle konuları tartışan gençler görebilmek neredeyse imkânsız. Çünkü sıklıkla kullandığımız “Bu iş tutmaz, müfredatta böyle bir şey yok, icat çıkarma, eğer iyi bir şey olsaydı daha önce birileri yapardı” gibi çocukluk döneminden itibaren kulaklarımıza fısıldanan klişeleşmiş cümleler, yeni neslin sıradışı düşünme becerisini köreltmektedir.

Günümüzde Kimler Sıradışıdır?

  • Soru sorabilenler
  • Sorunlara cesur davranabilenler
  • Farklı düşünmeyi sevenler
  • Hayal gücü yüksek olanlar
  • Sorunlara farklı çözümler getirebilenler
  • Zihnini çalıştırmayı sevenler

Sıradışı Düşünen Bireylerin Özellikleri

Bazı araştırmacılara göre sıradışı düşünebilme becerisine sahip kişiler; enerjisi yüksek, monotonluktan uzak ve dinamiktirler. Fikir ve davranışlarında esnek bir yapıya sahiptirler. Hayali ve gerçek dünya arasında sık sık gidip geldikleri için pek çok zıt düşünce ve davranışları bir arada bulundururlar. Fakat tüm bunlara rağmen düşüncelerini koruyarak, savunmaktan geri durmazlar. Bu kişiler; risk almayı seven, özgün düşünen, daima meraklı, kendisi ve çevresindekilere yönelik farkındalığı yüksek, bir işe yoğun bir biçimde ilgi duyan, zor işlere daha çok ilgi duyan, karşılık beklemeden yardım eden, yeni ve başka fikirlere açık, çok konuşmayan, ikna edilmesi zor ve dönem dönem içine kapanık, yalnızlığı daha çok tercih eden, mizah duygusuna sahip, makam ve rütbeye karşı mesafeli, çalışkan, kendisine yeten, olumsuz düşüncelerden uzak, karmaşık düşünceleri benimseyen, güçlü sezgilere sahip, kendi fikirlerinde ısrarcı, alışılmışın dışında fikir ve davranışlara sahip ama sabit olmayan, insanların ona olan düşüncelerine yönelik tedirginlik duymayan, dinamik, heyecanlı ve verin. Çok fazla kurallar içerisinde yetişen çocuklar, sınırlar dışında düşünmeyi beceremezler. Gereksiz sınırlamalar yapmayın. Yaptığı işlerde sayıya değil, niteliğe odaklanın. Örneğin kaç resim yaptığına değil, o resme ne kadar emek harcadığına ve o resimle ilgili başarısına odaklanın. Tehlikeli olmamak şartıyla belli bir ölçüde esnekliğe izin verin (deney yapma, suyla oynama, köpükle oynama, eve kovayla kar alma vb.). Fakat tüm bunları yaparken unutmayalım ki sürekli olarak çocukları eğlendirmek, onlara dolu dolu vakit geçirtebilmek adına her anlarını planlamanıza gerek yok. Bundan ziyade çocuklara kendilerini tanıyabilecekleri, kendi kendilerine zaman geçirebilecek kurgular hazırlanmalıdır. coşkulu, bilinçli ve mantıklı kurallar çerçevesinde hayat sürdüren, dışarıya karşı ilgisiz ve çekinik, yapıcı eleştirilere karşı açık, belirli konularda mükemmelliği isteyen, risk almayı seven ve içe dönük kişilik özelliklerine sahip oldukları gözlemlenmiştir. Bir taraftan sıradan çizgileri benimserken diğer taraftan özgün ya da iç dünyasında kuralcı ve istikrarlı bir yapıya sahip, aynı zamanda özgün düşünen bir yapıları bulunmaktadır.

Sıradışı Düşünme Geliştirebilir mi?

Sıradışı düşünme, kişiden kişiye değişen bir yetenektir ancak şunu da unutmamak gerekir ki bu beceri, geliştirilebildiği gibi köreltilebilmektedir. Tıpkı insan vücudundaki kaslar gibi sıradışı düşünme kasları da esnetilmelidir.

Ev ortamında nasıl geliştirebiliriz?

Mesela; oyuncakları yalnızca tek yönlü oynatmamalı, farklı oyunlarda farklı materyallerle birleştirerek, fonksiyonel oynamaları için zemin hazırlamalıdır. Yani 10 ülkeyi tek gözle gezmektense bir ülkeyi 10 gözle gezmek. Bir yeri bozulan, kırılan oyuncak hemen gözden çıkarılıp atılmamalı. Başka ne tür oyunlar oynanabileceği ya da farklı oyuncak parçaları ile yeniden kullanılabilir hale getirilmesi üzerine etkinlikler yapılmalıdır. Parmak boyası, özellikle 2-3-4 yaşlarda sıradışı düşünme için çok güzel bir çalışmadır. Kâğıt boyutları farklı olabilir, çeşitleri farklı, yanında şekillendirebileceği, tarak, fırça, mandal, diş fırçası, ağaç dalları, sünger parçaları kullanılabilir. Kum oyunları, çocuğun kendisini rahatça ifade edebildiği, değişik kurgular yapabildiği, hayal gücünü kullanabildiği bir etkinlik türüdür. Boya yapmasına, çamurla oynamasına, bahçede yuvarlanmasına izin verin. Çok fazla kurallar içerisinde yetişen çocuklar, sınırlar dışında düşünmeyi beceremezler. Gereksiz sınırlamalar yapmayın. Yaptığı işlerde sayıya değil, niteliğe odaklanın. Örneğin kaç resim yaptığına değil, o resme ne kadar emek harcadığına ve o resimle ilgili başarısına odaklanın. Tehlikeli olmamak şartıyla belli bir ölçüde esnekliğe izin verin (deney yapma, suyla oynama, köpükle oynama, eve kovayla kar alma vb.). Fakat tüm bunları yaparken unutmayalım ki sürekli olarak çocukları eğlendirmek, onlara dolu dolu vakit geçirtebilmek adına her anlarını planlamanıza gerek yok. Bundan ziyade çocuklara kendilerini tanıyabilecekleri, kendi kendilerine zaman geçirebilecek kurgular hazırlanmalıdır.

Okul ortamında nasıl geliştirebiliriz?

Bilginin hızla gelişip, yayıldığı günümüzde çocukların dünyaya ayak uydurabilmeleri için her zamankinden daha fazla sıradışı eğitim metotlarına ihtiyaç vardır. Okul denildiğinde binası, fiziksel özellikleri, çalışanları ve eğitim programlarından ziyade, kurumu diğerlerinden farklı kılan sıradışı eğitim metotları akla gelmelidir. Geleneksel, kendini güncellememiş programlar yerine çocukları keşfetmeye yönelten yeni yöntemler geliştirilmelidir. Eğitim programlarında çocukların, sıradışı düşünebilen bireyler olmalarını sağlayabilmek için okul içerisindeki etkinliklerde farklı yöntem ve teknikler kullanılmalıdır. Fakat bunu yaparken “yenilik” ve “yaşına uygunluk” unsurlarına dikkat edilmelidir. Sıradışı düşünmenin gelişmesinde, öğretmenin eğitim düzeyi ve kişiliği çok önemlidir. Çocuğun günlük yaşamının büyük bir kısmını birlikte geçirdiği ve onun eğitiminden sorumlu kişi olarak öğretmen, fiziksel ortamın düzenlenmesinde de görevi üstlenmelidir.

“Sıkılmalarından korkmayın. Sıkıntı sıradışı düşünmenin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.”

Çocuğun sıradışı düşünme becerisine katkıda bulunabilecek öğretmenin; sabırlı ve çocukları tanımaya yönelik olma, farklılıkları zenginlik olarak kabul etme, olumlu olarak benimseme, sürekli okuyan ve araştıran kişi olabilme, ikili ilişkide kolay iletişim kurabilme, yüksek etkileme gücünü yakalayabilme, ses tonunu iyi ayarlayabilme, şefkatli ve olağan dışılığa sabırla bakabilme gibi kişilik özelliklerine sahip olması gerekmektedir. Sınıf içerisinde değişik köşelerin oluşturulması, çocukların çağrışım yapılarını tetikler, hayal güçlerini geliştirir. Bu tür ortamlarda öğretmen, gerekirse ek zamanlar vermeli, sorduğu sorularla çocukların düşüncelerini ifade etmelerini sağlamalıdır. Yapılan etkinliklerin değerlendirmesi, çocukla birlikte yapılmalıdır. Öğretmenin birçok kavramı, çocuğun kendi yaptığı etkinlikle öğrenmesini sağlaması, çocuk için öğrenmeyi kalıcı kılacaktır. Örneğin; çocuğun hazırladığı kukla ile renkleri öğrenmesi ya da oyun hamuru kullanırken yumuşak, sert, cıvık, katı vb. kavramları öğrenmesi sağlanabilir.

Böylelikle öğrenciler

  • Karşılarına çıkan güçlükleri yenmek için yeni çözüm yolları bulabilir,
  • Her şeyi merak ederek, incelemeye ve araştırmaya yönelir,
  • Hayal güçleri genişler,
  • Yeni ve değişik buluşlar ortaya koyar,
  • Bir konu üzerinde ilgi ve dikkatini uzun süre tutabilir, odaklanabilir,
  • Ayrıntılara dikkat eder,
  • Kendisini güvende hisseder,
  • Duygu ve düşüncelerini farklı yollarla ifade edebilir,
  • Yeniliklere ve yeni deneyimlere açık olur.

Çocukla İletişimde Bunları Söylememiş Olalım

  • Ayakların yere bassın,
  • Dalga geçmeyi bırak, ciddi ol!
  • Burada mısın? Daldın gittin,
  • Bedenin burada ama ruhun nerede?
  • Kes, uzatma, tamam, konuyu dağıtma, çarpıtma,
  • Hayallere daldın,
  • Çabuk ol!
  • Uçtun yine,
  • Her şeye burnunu sokmasan olmaz,
  • İmkânsız,
  • Kim yapmış ki sen yapacaksın?
  • Lüzumsuz işler müdürü müsün?

Başarıya Giden Yol

Çocuğun akademik hayatta başarı ve başarısızlığı hayatı boyunca kendine yönelik algı ve itimatlarını belirlemektedir. Okul hayatında başarılı olamayan çocuklar genelde yetersiz olarak etiketlenir. Her ne kadar farklı alanlarda iyi olsalar da insanlar tarafından olumsuz bir baskıya maruz kalır ve zeki olduklarını ispatlama çabası içinde olurlar. Akademik alanda başarılı pek çok çocuk ise başka yeteneklerini keşfedemeden hayatlarını sürdürür. Standartlaşmış sınav sistemi, kalıplaşmış bir zeka görüşü, farklılıklara kapalı, dar eğitim programının etkisi altında kalmış çocuklar, kendini keşfedemez. Buna bağlı olarak sıradışı düşünme becerisini de geliştiremez. Unutmamalıyız ki her çocuğun doğasında sıradışı düşünme becerisi bulunmaktadır.

Zamanla bazılarınınki gelişirken, bazılarının ise körelir. Bunun önüne geçebilmek için

geliştirilen testlerle bu beceriyi ölçmek ve desteklemek, günümüzde mümkündür. Yapılan her sıradışı çalışma, keyfiyet ve kemiyetin artmasına fayda sağlayabilir. Orada yapılan çalışmalar, kişileri daha mutlu kılabilir. Bu sebepten sıradışı düşünmeyi, yaptığımız birçok işte bir prensip haline getirebiliriz.

Çocuklarda Sıradışı Düşünmeyi Ölçmek: EPoC

EPoC, sıradışı düşünme becerisini ölçmek amacıyla 2009 yılında Paris Descartes Üniversitesi’nde geliştirilmiştir. Test İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça ve Türkçe olmak üzere 5 farklı dile çevrilmiş ve birçok ülkede aktif bir biçimde kullanılmaktadır. EPoC testi Türkiye’de sadece ICIE (Uluslararası Eğitimde İnovasyon Merkezi) temsilcisi olan Tüm Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER)tarafından uygulanmaktadır.

Testin başlıca hedefi 5-12 yaş grubunda yer alan okul çağındaki çocukların sıradışı düşünme potansiyelini ölçmek ve belirlenen sıradışı düşünme düzeylerine göre değerlendirilmelerini sağlamaktır. EPoC testi, bireylerdeki sıradışı düşünme potansiyelini ölçmenin yanında ilgi alanlarını, liderlik, zekâ ve yetenek performansını da değerlendirebilmektedir. 

EPoC testinin dayandığı düşünme biçimlerinden ilki olan ıraksak-araştırmacı düşünme, karşılaşılan bir probleme yönelik birden fazla, farklı ve özgün fikir üretme olarak tanımlanmaktadır. Bu düşünce sisteminde analiz özelliğinin kullanıldığını söylemek mümkündür. Böylelikle, ele alınan sorunun, farklı ve birçok açıdan görebilme kapasitesini yansıtmaktadır. Tüm bunların yanında, alışılmadık durumları anlamayı ve bağımsız gibi görülen süreçleri entegre edebilmeyi kapsamaktadır. Test esnasında bu alandaki potansiyel belirlenirken çocuğun düşünme maddelerine ne kadar çok yanıt ürettiği göz önünde bulundurulmaktadır.

Diğer bir düşünme biçimi olan yakınsak-birleştirici düşünme ise, birbirinden farklı birçok unsurdan hareketle, özgün ve tek bir ürün elde etme olarak tanımlanmaktadır. Bu düşünme sisteminde, sentezlemenin kullanıldığını söylemek mümkündür. Her iki düşünme sistemine bakılacak olursa birbirlerinin tersi olduğunu, böylelikle bu test ile düşünmenin her iki alanına yönelik potansiyeli, çok yönlü bir biçimde değerlendirdiği görülmektedir.

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri