Tüzder

Zekayı Ölçmek Mümkün Mü?

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Zekayı Ölçmek Mümkün Mü?

Zekayi Olcmek Mumkun Mu

Zekayı Ölçmek Mümkün Mü?

2354259321

İnsan zekâsı hakkındaki bilimsel araştırmalar 100 yıldan çok daha eskiye dayanır.

O zamanlar zekânın nasıl ölçüleceğine dair çok sayıda düşünce okulu vardı.

Araştırmacılar arasında zekâ konusundaki temel anlaşmazlık, genetik olup olmadığı veya büyük ölçüde çevreden etkilenip etkilenmediğidir. Zekânın testleri, öğrenme, genetik vb. açılardan zekâ hakkında merak edilenler…

“Zekâ, geçmişten günümüze sosyal ve kültürel coğrafyalara göre farklı işlevleri olmuş bir olgu. Zekânın ölçülebilmesi ve toplumda uygulanması çok da eskilere gitmez…”

Zeka’nın Kısa Tarihi

İlk IQ Testi

IQ (Intelligence Quotient) yani zekâ katsayısı tarihindeki ilk modern zekâ testi, 1904 yılında Alfred Binet (1857-1911) ve Theodore Simon (1873-1961) tarafından geliştirilmiştir. Fransız Eğitim Bakanlığı, bu araştırmacılardan zihinsel engelli çocukları, normalde zeki ancak tembel çocuklardan ayırmaya izin verecek bir test geliştirmelerini istedi. Sonuç, Simon-Binet IQ testiydi. Binet, farklı yaşlardaki çocukların doğru cevap verebileceğini düşündüğü, öğrenme güçlüğü olan veya özel yardıma ihtiyaç duyan çocukları ayırt etmeyi amaçlayan ve ayrıca bir kişinin sorunları çözme, gerçekleri hatırlama ve dikkat sürelerini değerlendirmelerine imkan tanıyan bir soru seti üzerinde çalışmaya başladı. Bu sorular dizisi daha sonra, okuldaki olası başarıyı tahmin etmelerine izin veren temelleri oluşturdu. Bu test, zekânın yaşla birlikte geliştiği, ancak kişinin akranları arasındaki göreceli konumunun büyük ölçüde sabit kaldığı varsayımına dayanıyordu. Bu çalışmayı yaparken bazı çocukların, daha büyük çocukların cevaplayabileceği ileri düzey soruları cevaplayabildiklerini ve bunun tersini kısa sürede fark ettiler. Bu gözlemlerden Binet, zihinsel yaş kavramını önerdi. Bunun, yaş grubu başına ortalama zekâyı belirlemek için bir ölçüt olarak kullanılması amaçlandı. Çocuğun yaşı ile birlikte IQ testinin puanı, çocuğun entelektüel gelişimi hakkında bilgi sağlar. Çocuk diğer çocuklardan önde mi yoksa geride mi kalıyor? IQ, (mental yaş / kronolojik yaş) X 100 olarak hesaplandı. Test hem

Avrupa’da hem de Amerika’da büyük bir başarıya ulaştı. Alman psikolog William Stern, (1871-1938) zekâ puanı ve IQ fikrini sundu. Bu, Binet tarafından tasarlanan, kronolojik yaşa bölünen ve 100 ile çarpılan bir testle değerlendirilebilecek bir zihinsel yaş formülü gerektiriyordu. Standford Üniversitesi’nde bilişsel psikoloji profesörü olan Lewis Madison Terman (1877-1956), Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılmak üzere Binet testini yeniden geliştirdi. Terman, testi birçok yönden güncelledi, en önemlisi yetişkinler için kullanılabilecek bir sürüm haline getirdi. Ve 1930’larda, bir başka Amerikalı psikolog David Wechsler (1896-1981), yazılı testler kullanarak yetişkin zekâsını değerlendirme fikrini daha da genişletti. Modern zamanın Wechsler ve Stanford-Binet testleri, geçen yüzyılda önemli bilimsel gelişmelerden geçti. Psikolojik testlerde önemli bir başarıyı temsil ederler ve çok çeşitli bilişsel süreçleri – kelime bilgisi, bilgi, aritmetik, anlık ve uzun süreli hafıza, uzamsal işleme ve muhakeme – büyük bir hassasiyetle ölçer. Araştırmacılar genellikle IQ testi performansı ile eğitim başarısı arasında güçlü bir ilişki tespit etmişlerdir: Erken yaşlardan itibaren alınan puanlar, sonraki yıllardaki akademik başarıyı ve eğitim performansını tahmin edebilir. IQ testlerinin kişiye özgü yetenekleri, düşünebilme kabiliyetlerini öngörmesinin bir sebebi, benzer zemini kapsaması ve bu amaçla oluşturulmuş olması olabilir. Problem çözme ve akıl yürütme, eğitim sistemlerinde öğretildiğinden, daha uzun ve daha iyi eğitim genellikle gelişmiş IQ’nun yanı sıra kişiye özgü yeteneklerle sonuçlanır. Okuldaki dersleri kaçıran çocuklar genellikle IQ’da eksiklik gösterirler; aynı sınıftaki ek bir yıllık eğitime erişimi olan daha büyük çocuklar, genellikle önemli ölçüde daha yüksek puan alır. Bu, birçok psikolog ve öğretmenin, IQ testlerinin belirli gruplar için adil olup olmadığını sorgulamasına yol açtı. Ancak diğerleri, üçüncü bir faktörün (sosyoekonomik statü) burada da rol oynadığını iddia ettiler. Daha varlıklı ebeveynlerin, gelişmekte olan çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmesi ve onlara yardım etmek için daha fazla kaynağa sahip olması muhtemeldir. Bu popüler bir inanç olsa da araştırmalar, tüm hikâyenin bu olmadığını gösteriyor. Ebeveynlerin sosyoekonomik durumu dikkate alındığında, IQ hala skolastik performansı tahmin etmektedir. Ancak IQ, kontrol edildiğinde, sosyoekonomik durum skolastik performansı sadece zayıf bir şekilde öngörür. Bütün bunlar, sosyoekonomik durumun bir çocuğun gelişiminde dikkate alınması gereken önemli bir faktör olmasına rağmen, IQ ile akademik başarı arasındaki ilişkinin başka nedenleri olduğunu da göstermektedir. Paul Broca (1824-1880) ve Sir Francis Galton

(1822-1911), Avrupa’da zekâyı ölçmeyi düşünen ilk bilim adamları arasındaydı. İnsan kafatasının boyutunu ölçerek zekâyı belirleyebileceklerini düşündüler. Kafatası ne kadar büyükse kişinin o kadar zeki olduğunu varsaydılar.

1800’lerin sonlarında, İngiliz Sir Francis Galton zekâ üzerine çalışan ilk insanlardan biri oldu. Soyluların fiziksel özelliklerini ölçmeye çalıştı ve reaksiyon sürelerini ve diğer fiziksel ve duyusal niteliklerini ölçmek için bir laboratuvar oluşturdu.

Aynı zamanda, bilim adamı Wilhelm Wundt (1832-1920), zekânın ölçüsü olarak insanın kendi düşüncelerini yansıtma yeteneği olan iç gözlemi kullandı. Günümüzde yöntem ve fikirlerinin modası geçmiş olduğu düşünülmektedir ve artık IQ testleri için kullanılmamaktadır, ancak bunlar IQ testinin tarihinin temel bir parçasını oluşturmaktadır.

İslam ve Türk Tarihinde Zeka ve Zeki İnsan Seçimi

Özellikle Osmanlı döneminde özel/üstün yetenekliler her ne kadar dikkatle seçilse de o dönemin şartlarında, zekâ testleri olmadığı için üstün yeteneklilerin seçimi, uzman kişilerce bazı kriterler doğrultusunda yapılırdı. Özellikle Enderun eğitim sistemi için alınan çocuk ve gençlerin elbette sağlıklı olmasına, fiziğinin düzgün ve akli melekelerinin yerinde olmasına dikkat edilirdi. Bu gençlerin birtakım kabiliyetlere (zekânın göstergeleri olduğu hepimizce malumdur; hızlı anlama, meraklı olma gibi özellikler) göre seçildikleri herkesçe malumdur.

Bu Seçme Süreci;

1-Seçme ve Seçilme Aşaması: Çocuklar fermanla ve belirli kurallar çerçevesinde devşirilmek üzere alınırlardı. Bu seçilme aşaması, işin ehli olan uzman kişiler tarafından yapılırdı. Özellikle Yeniçeri Ocağı’nın “Katar Ağaları” denilen zabitlerinden “Turnacıbaşı Ağa”nın yapması nedeni ile “Turnayı gözünden vurmak” deyimi ortaya çıkmıştır.

2- Askeri Eğitim Aşaması: Bu çocuklar öncelikle İslam’ı, gelenek ve görenekleri öğrendikten sonra bir sınav ile Acemi Oğlanlar Ocağı’nda askeri eğitime tabi tutulurlardı.

3- Uygulama Aşaması: Bundan sonra tekrar sınava tabi tutularak ya Yeniçeri Ocağının ilgili birimlerine ya da hazırlık saraylarına (Edirne, Galata Sarayı, İbrahim Paşa Sarayı, İskender Çelebi Sarayı) gönderilerek eğitimlerine burada devam ederlerdi. Çünkü hazırlık sarayları, Enderun Mektebi’ne öğrenci yetiştiren yerlerdi. Eğitimci ve Psikolog Jon Dewey’in “ Çocuğa Göre Eğitim İlkesi” şeklinde formüle ettiği çağdaş eğitim modelinden yüzlerce yıl önce Osmanlı bu eğitim anlayışıyla Enderun’da eğitim vermiştir. Bu eğitimde öncelikli olan; yetenek, ilgi ve bireysel farklılık idi. Yani seçme işini ve süreci en güzel Osmanlı Teşkilat Tarihçisi Mehmet İpşirli anlatmıştır. İpşirli’ye göre bu sürecin çalışma sistemi, programı ve işleyişi Enderun’un bir mektepten ziyade çeşitli hünerlerin, sanatların, idarî ve siyasî bilgilerin uygulamalı olarak öğretildiği, kabiliyetlerin tespit edildiği bir kurs ve staj yeri olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak ortada ölçüm yapan, günümüz zekâ testlerine benzer bir test yoksa da günümüz zekâ testlerinin kriter olarak kabul ettiği bir çok değişken bu süreçte dikkate alınmıştır. Bunların tespitinde tecrübe, gözlem gibi doğal ölçme araçları tercih edilmiştir

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri