Tüzder

Üstün Yetenekli Çocukları Anlamak

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Üstün Yetenekli Çocukları Anlamak

Ustun Yetenekli̇ Cocuklari Anlamak

Üstün Yetenekli Çocukları Anlamak

Üstün zekâlı çocukların pek çok harika özelliği var fakat süreci iyi yönetmek, anne ve babalara düşüyor. Bu çocuklar güçlü bir iradeye sahipler, vazgeçmiyorlar, yönlendirmeye de direnebiliyorlar. Yönlendirmeye direnmelerini önlemek için bazı stratejiler geliştirmeniz gerekiyor. 

Merakı ne? Merakını hedefe koyarak onları başardığı takdirde hedefe ulaşabileceğini söyleyebilirsiniz ama mutlaka ve mutlaka yönlendirme yapmanız gerekecek, yoksa o sizi yönlendirir.

Üstesinden Gelmeniz Gereken Çok Sayıda Probleminiz Var!

Üstün yetenekli ve üstün zekâlı çocukların anne ve babaları zorlayan özellikleri var. Bir defa bu çocuklar çok fazla soru soruyorlar, adeta soruları ile anne ile babayı çileden çıkarıyorlar. O kadar peş peşe sorular sorarlar ki artık bir yerden sonra yeter demek zorunda kalırsınız. İkinci temel özellikleri ise unutmak istediğiniz şeyleri hatırlar. Kelime hazinesi oldukça zengindir. Kendi akranlarından çok, yetişkinlerle arkadaşlık kurar. Sınırlarını zorlar, nereye kadar çıkarım diye. “Hayır”ı pek kabul etmez. Avukat gibi görüşlerini savunur. Yani her an gardınızı alıp karşısında durmak durumundasınız ve ilgi alanları çeşitli ve yoğundur. Eğer çocuklarınızda bu özellikler varsa siz zorlanan bir ebeveynsiniz demektir. Çünkü ilgi alanları 2 ay bir konu üzerinde yoğunlaşır. 2 ay sonra onda tatmin olup başka bir konu üzerine geçme olasılıkları yüksektir. Kendi yollarını kendileri bulamazlar. Mutlaka yardım almaları gerekir, mutlaka yönlendirilmeleri gerekir. Disipline etmek diğer çocuklardan daha zordur evet daha zordur, ancak nasıl bir disiplin uyguladığınız nasıl kuramladığınız önemli. Bu çocukların kuramlaşmaya ihtiyaçları vardır. Onları sürekli meşgul etmek gerekir, yoksa tembel olurlar. Üstünden gelmeniz gereken çok sayıda probleminiz var ama bu problemlerin üstesinden gelebilmeniz de mümkün. Şimdi birinci problem olarak benim gördüğüm olası problem, güçlü olduğu özellikler alanında öne çıkıyor. Yani matematikte çok iyiyse, sizi matematikte zorluyor. İkinci alan çocuk yetiştirme biçiminde ortaya çıkıyor; nasıl yetiştireceğinizi bilemiyorsunuz.

Neden-sonuç ilişkisini aşağı yukarı 2-3 yaşlarında kestirmeye başlıyorlar. Duyguları, gelenekleri, mantıklı olmayan şeyleri kabul etmekte güçlük çekip sorguluyorlar.

Harika Fikirlere Sahipler

Mesela şahit olduğum bir hadiseden bahsedeyim. Bir öğrencim vardı, üstün yetenekli. Annesiyle her gün serviste seyahat ediyordu. Çok konuşuyordu. Bu sebepten servistekiler artık rahatsız olmuşlar. “Ya sussun ya da servise binmeyin” demişler. Annesi, “Ne yapacağım hocam?” diye bana danışmaya geldi. Ona bir görev vereceğiz, dedim. Öğrencime dedim ki, sana bir görev vereceğim. Serviste giderken yolda gördüğü arabaları gruplamasını istedim. Arabaları cinsine göre, rengine göre yol boyunca defterine yazmasını ve bana bu konuda bir kitap hazırlamasını istedim. Peki, dedi. Fakat bu en fazla bir hafta sürdü. Bir hafta sonra yanıma geldi. Öğretmenim, trafik kazalarının büyük kısmı yolun kenarındaki arabalara çarpmaktan meydana geliyor ve çok can kaybı oluyor” dedi. Evet, dedim. Konuştuğumuz çocuk 1. 2. sınıf düzeyindeydi. Etrafa da bir yığın lastik atılıyor. Bu lastikleri alsak, geri dönüşümle duba şeklinde değerlendirsek, yolun kenarına koysak araba çarptığında esnemeyle kazalar ve ölümlerin sayısı daha az olmaz mı?” dedi. “Fevkalade bir proje aferin sana” dedim. Başka bir proje bulmamız gerekti arabadan atılmaması için çünkü devamlı karmaşık sistemler üzerine düşünen bir çocuktu.

Empati Yetenekleri Çok Güçlü

Gerçek eşitlik ve hakkaniyete düşkünlükleri fazla. Arkadaşlarının yanında, başarısından dolayı ona şeker verdiğinizde bunu kabul etmez. Sınıftaki tüm çocuklara şeker vermenizi isterler. Somali’deki açlar için ağlayabilir, sokakta taş atılan yaralı kedi için ağlayabilir hatta tutup eve getirmeye çalışır. İnsanların acımasızlıklarını ilk onlar fark eder. Bizim de tepemize vururlar, neye bakmamız gerektiği konusunda. Empati geliştirme özellikleri çok güçlü bu çocuklarda; aşırı duyarlılar. Herkesin aynı biçimde aynı adalet duygusuna, aynı hassasiyete sahip olmalarını istiyorlar, olmadıkları zaman hırçınlaşabiliyorlar.

Mükemmeli Aramak, İyiyi Göz Ardı Etmeye Neden Olur

Gerçekleştiremedikleri için mükemmeliyetçiliği aramak, onların temel özellikleri. Bu gerekli içsel motivasyon ama özgüveninin yerlerde sürünmemesi de gerekiyor. Çocuğun yapmış olduğu şeyleri çok iyi ödüllendirmemiz, pekiştirmemiz gerekiyor. Onun için mükemmeliyetçiliği aramayınız. Mükemmeli aramak, iyiyi göz ardı etmeye neden olur. İlk hedefiniz iyiye ulaşmak olmalı. İyinin üstü, mükemmeldir. Her şey mükemmel olsun diye çocuğu hırpalamamamız gerekiyor.

Sıradışı Pek Çok Özellikleri Var

Yeni sözcük dağarcıkları var, üst düzey konularda kapsamlı bilgileri var ve darda kaldıkları zaman çeşitli durumlardan kaçmak için kelimeleri rahatlıkla kullanıyorlar, sözcükleri bu kadar uzun olduğu için söylediklerini arkadaşları anlamadığı için sınıf ortamında sıkılıyorlar. Keskin gözlemleri var, yeni deneylere açık olma, alışılmamışla ilgilenmeye isteği olma; bu da aşırı derecede gereksiz konulara odaklanmayı gerektiriyor. Bazen o kadar odaklanıyorlar ki farklılık derecesinde özellik gösterme durumları karşımıza çıkıyor. Hem özgün hem keşifçi yeni yollar bulmaktan hoşlanan çocuklar bunlar. Bilinen yolları reddediyorlar. Alışılmış planları bozmak hoşlarına gidiyor, rutini bozmak hoşlarına gidiyor. Diğer kişilerce farklı, ayak uyduramayan birisi olarak algılanıyorlar. İlgilendikleri konularda uzun dikkat süresi ve odaklanmaya sahipler. Amaca yönelik davranış ve sebat özellikleri çok güçlü. Bu sebepten çalışmanın bölünmesine aşırı tepki gösterebiliyorlar. “Oğlum, gel yemek ye” dediğimizde “ben daha bunu bitirmedim, beni yemeğe çağırma” gibi tepkilerle karşılaşabiliyorsunuz. Odaklandığı konuyla ilgilenirken Einstein’ı aklınıza getirin. Diğer hiçbir şey umurunda değil, odaklandığı konu umurunda. Dik kafalık ve inatçılık, temel problem olarak karşımıza çıkıyor. İnsanları, nesneleri sıra düzenine göre sistematik olarak örgütlemek bir diğer özellikleri ve de başınıza en çok gelenlerden biri; sizi düzenlemeye çalışırlar. Karmaşık kuralları düzenlemeye çalışır, tabi bunu yaparken de oldukça otoriter ve bazen de kaba davranabilirler; “Hayır ben sana öyle demedim, böyle yapacaksın” diye. Başarılı olma güdüleri çok fazla, ikinciliğe tahammül edemiyorlar. Ya bir yarışma varsa bu yarışmada ikinci olduysa bir daha aynı konuda yarışmaktan da çekiniyor; “Ben zaten burada başarılı değilim, ikinci oluyorum” diyor. Bağımsız bireysel çalışmayı tercih ediyorlar, sadece kendine güveniyor, başkalarına güvenmediği için uyumsuzlukla karşımıza çıkabiliyorlar. Kendisine yapılan önerileri reddedebiliyorlar. Düşüm izah duygusu var. Hepinizin çocuğunda vardır bu; dağınıklık, zaman azlığı, diğerleriyle sürekli yarışma, olaylardaki tuhaflıkları görme, yaptığı esprileri anlaşılmadığı için üzülme, dikkatini çektirmek için sınıfın düzenini bozma raddelerine kadar yükseliyor.

Uygun Ortamın Sağlanması Anne Babalara Düşer

Uygun ortamın sağlanması anne babalara düşer. Öncelikle anne ve babaların birinci görevi bu uygun ortamı sağlamak. Uygun zengin ortamlar, çocukların zekâ düzeylerinde 15-30 puan arasında farklılık oluşturabiliyor. Uygun zengin ortam dediğimiz zaman, sonuna kadar oyuncak dolu bir ortam, kastetmiyoruz.

Çocuğu araştırmaya, merak etmeye, sorgulamaya teşvik eden ortamdan bahsediyorum; okumaya teşvik eden ortamdan bahsediyorum. Bu çocukların okuması lazım. Okumak kadar, hayal gücünü artıran bir şey yok. Uygun ortamın sağlanmasındaki kasıt, çocuğun sınırlarını bilmesi, çocuğun nereye kadar çıkacağını bilmesi ve bunun desteklenmesi demek oluyor. İlk yapmanız gereken şey, çocuğa zaman ayırmanız, onu dinlemeniz. İşitmeyle dinlemek farklı biliyorsunuz. İşitme; işitme duyumuzla dışardan almış olduğumuz tüm ses titreşimlerimizdir. Duymak-dinlemek ise almış olduğumuz ses titreşimlerini yorumlamak. Daha önceki tecrübelerimizle bağlantısını sağlamak, anlam çıkarmak, kendimizi o konuya odaklamak demektir. O zaman dinleme dediğimizde “Tamam çocuğum, bir dakika şu çorbayı pişireyim” deyin yahut çorbayı 5 dakika sonra pişir ama onu gerçekten dinleyin. Önemli bir şeyi paylaşmak istiyor, onu özenle dinlemelisiniz. En önemlisi, çocuklarınızla ilgili düzenli kayıt tutmanız lazım. Bu kayıtları, gelişim özelliklerine ilişkin yaparsanız uzmana gittiğinizde çok işe yarar.

Çocuklarınıza Anne Baba Olun

Göz kontağı kurun diyorlar değil mi? Çocuklarınızla arkadaş olun diyor, yabancı kaynaklar. Hayır, çocuklarınızın arkadaşı olmayın; çocuklarınızın anne babası olun.

Arkadaşları okulda. Çocuğun, güvenilir anne babaya ihtiyacı var. Anne baba rollerini bilen anne babaya ihtiyacı var. Güvenilir anne baba demek; sıcak ilişkinin oldukça fazla bulunduğu ve sistemli bir kontrolün yer aldığı evleri tesis eden anne babalardır.

Üstün Zekâlı Çocuk Yetiştirmenin Altın Kuralları

  1. Çocuğu, büyük ölçüde anlamaya çabalamak, etkili anne baba olmanın ilk kuralıdır.

Çocuğunuzu anlayın.

  1. Üstün zekâlı çocuğa sahip olmanın, sizde nasıl anlam oluşturduğunu anlayın. Nasıl bir anlamı var? Şokta mısınız, onunla iftihar mı ediyorsunuz, birbirinizi suçluyor musunuz,? Acaba kimden dolayı böyle mi oldu diyorsunuz?
  2. Üstün zekâlı çocuğun karakteristik davranış özelliklerini anlamak için okuma yapın.

Şablona uyanı da olur, uymayanı da olur. Üstün zekâlı çocuğunuz için mükemmel anne baba olmak yerine iyi anne baba olmak gerekmektedir.

  1. Öğretimi planlarken okul seçeneklerini iyi bilmek gerekiyor. En iyi öğretmeni bulmaya çabalamak gerekiyor. Ayrıca çocuklarınızı, gerçekleştiremediğiniz özlemlerinizi gerçekleştirecek bir araç olarak görmeyin; yani “Ben mühendis olamadım, çocuğum hiç olmazsa zeki mühendis olsun.” demeyin.
  2. Çocuğunuzun gelişim aşamasındaki ihtiyaçlarının ne olduğunu, konunun uzmana danışmanız lazım.
  3. Çocuğunuz ve diğer aile bireyleriyle iletişim becerilerinizi geliştirmelisiniz. Bir tek çocuğunuz varsa bir şey diyemem ama birden fazla çocuğunuz varsa evde tek odak noktanız üstün zekâlı çocuğunuz değil. Diğer çocuklarınızı ihmal edemezsiniz. O zaman kardeşler arasında husumet meydana gelir. Onun için de mutlaka dengeyi kurmak, anne ve babanın görevidir.
  4. Çocuklarınız ile ilgili planlarınızı sürekli değerlendirmeniz lazım. Çünkü yetenek alanlarında farklılık olabilir. Şu anda matematiğe ilgi duyan çocuk, 1 sene sonra sosyal bilimlerle ilgilenebilir. Örnek vereyim, öğrencim 4. sınıfta uzay, astronomi konularına ilgi duyuyordu, daha sonra biyolojiyle ilgilendi. Bu öğrencim daha sonra felsefe alanında doktora çalışması yaptı. Netice itibariyle ilgi alanları sürekli değişebilir.

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri