
Öğretmenin Dehb İle İmtihanı
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu; eskiden, yanlış çocuk yetiştirmeden kaynaklı bir yaramazlık problemi olarak görülürdü. Yeterince otoriter davranılırsa çözülebileceği zannediliyordu. Fakat bu yaklaşım, problemi çözme noktasında başarılı olamadı. Bir problemi çözebilmek için önce onu iyi tanımak gerekir.
Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu, çocuklarda en sık görülen davranış bozukluğudur ve belirtiler, ergenlik ve yetişkinlik döneminde de devam edebilir. Dünya’da ve Türkiye’de görülme oranı ortalama % 5’tir. Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar aslında küçük hayalperestlerdir. Genellikle özgün, sevecen ve herkese çabucak güvenen yapıları vardır. Unutulmamalıdır ki, bu bozukluğun sebebi anne, baba veya öğretmenin sorumsuz ve kötü birer birey olmaları değildir. Bu durumla başa çıkmanın pek çok yöntemi mevcuttur. Özellikle erken fark edildiği durumlarda, dikkat geliştirici zekâ ve akıl oyunlarıyla, çocuğun dikkat becerisi desteklenebilir. Bay Bak, Şeklini Bul, Renk Kat gibi oyunlar bu açıdan oldukça destekleyici niteliktedir.
Özellikle; bulunduğu ortamdan kopma, dalıp gitme, kendi kendinelik, ilgisizlik ve dağınıklık gibi durumlar görülen çocuğun, dikkat eksikliğinin üzerinde durulmalıdır.
“Öğrencinizin, kendi davranışsal becerilerini geliştirirken ona yol göstermenize, rehberlik etmenize ihtiyacı vardır.”
Bunlara ek olarak çoğu zaman yürümeye başlamasıyla görülmeye başlayan saldırgan davranışlar, dışlanma, istenmeme ve disiplin sorunları yer almakta ise de hiperaktivite özelliklerini göz önünde bulundurmak gerekir. Bu durumlar ile karşı karşıya kalan bir öğretmen ve ebeveynin, bir psikoloğa başvurması oldukça önemlidir.
Onu Nasıl Tanırsınız?
Başlangıç yaşı her ne kadar 3-4 yaş olarak gösteriliyorsa da, belirtiler daha küçük yaşlarda izlenebilir. Bazı anneler, bu çocukların anne karnındayken bile farklı olduklarını öne sürmektedir. Bebekliklerinde ebeveynleri tarafından huysuz, huzursuz, uykusuz, güç bir bebek olarak tanımlanırlar.
Yürümeye başladıktan sonra çok yorucu bir çocuk olduğu söylenir. Bazı ailelerde okul öncesi dönemdeki hareketliliği, zekiliğinden kaynaklanıyor denilerek doğal kabul edilir. Öğretmenlerin, özellikle okul döneminde, grup içinde başkalarını rahatsız etme düzeyi had safhaya ulaşan ve hareketleri bir amaca yönelik olmayan öğrencileri yönlendirmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra durmak bilmeyen, uyarılara aldırış etmeyen bir davranış sergiler. İnce motor hareketlerinde koordinasyon bozukluğu belirgindir. Örneğin; ayakkabı bağcıklarını bağlamakta, düğmelerini iliklemekte güçlük ve yönerge takibinde zorluk çekerler.
Onun Size İhtiyacı Var!
Şunu akıldan hiç çıkarmamak gerekir ki: DEHB fizyolojik bir bozukluktur, tıpkı bir görme bozukluğu gibi. Beyindeki bazı maddelerin eksikliğine bağlı oluşan dikkat eksikliği, kendini kontrol edememe ve konsantrasyon bozukluklarına yol açar. Bu, öğrencinizin elinde değildir. Öğrencinize, durumla başa çıkabilmesi için yardım eli uzatabilirsiniz. Enerjisini pozitif alanlara yöneltmesi için destek olabilirsiniz. Tüm bunlar, öğretmen-öğrenci ilişkilerinizi rahatlatacak ve öğrencinizin hayatta daha başarılı olmasını sağlayacaktır.
Öğrenciniz sessizce oturmak, sırasını düzenli tutmak, sizin söylediklerinizi yapmak istese bile bir şekilde dikkati dağılır ve kendini, istemediğiniz davranışları yaparken bulur. Bütün bu yaptıklarını nasıl yaptığını bilmez ve elinde olmadan yapar. Eğer dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrencinizin davranışlarını elinde olmadan yaptığını aklınızda tutarsanız, öğrencinize daha pozitif ve destekleyici yollarla cevap verebilirsiniz. Sabır, şefkat ve çok destekle, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile başa çıkmayı başarabilir ve mutlu bir okul ortamı oluşturabilirsiniz.
Üç Temel Belirti
DEHB Üç Belirtiden Oluşur;
- Dikkat eksikliği belirtileri: Kolayca dikkatin dağılması, detayları kaçırma, konsantrasyon zorluğu, yazıyı sevmeme, unutkanlık, oyalanma şeklinde kendini göstermektedir.
- Hiperaktivite belirtileri: Durmadan konuşmak, yerinde duramamak, sakarlık, çiş tutma davranışı, az risk algısı, kıpır kıpırlık, zayıf göz teması, can sıkıntısı görülmektedir.
- Dürtüsellik belirtileri: Sabırsızlık, duygularını kontrol edememek, sırada bekleyememek, kendini frenleyememek, tepkisellik, ısrarcılık, anında cevap, acelecilik olarak kendini göstermektedir.
HANGİ DURUMDA NASIL DAVRANMALI?
Durum 1:
Gençlerde daha fazla görülen sık sık içine kapanma, fiziksel görüntüsünün kötü olduğu düşüncesiyle huzursuzluk, diğerleri ve kendi hakkında olumsuz yorum yapma, düşük öz saygı özellikleri mevcuttur.
Çözüm Önerisi:
- Öğrenciyi iç denetim ve gözlem için eğitin, ilerlemeyi pekiştirin, kendi kendine soru sorma stratejilerini öğretin. (Ben ne yapıyorum? Bu yaptığım, diğerlerini nasıl etkileyecek? vb.) Ona, yeteneklerini göstermesi için fırsatlar tanıyın. Kendisinin olumlu yönlerini tanıması için fırsatlar sağlayın.
Durum 2:
Çocuk bazen kitabını bulamadığı vb. bahanelerle dersi kaynatmaya çalışır. Çocuğa kızılmamalı ve sert uyarılarda bulunulmamalıdır.
Çözüm Önerisi:
- Bu tür durumlar için, çocuğumuzla minik anlaşmalar yapılabilir. Mesela, “Eğer derse sen de diğerleri gibi başlarsan sana bir puan vereceğim” gibi ödül ile derse katılmaya teşvik edilebilir.
- Bu puanlar, çocuğumuzun yaşına bağlı olarak günlük veya aylık olarak toplanabilir.
Belli bir puanın üstüne çıktığında, ona küçük ödüller verilebilir. Örneğin; bu ödül, ders notlarına artı beş puan veya defterine yapıştırılacak bir çıkartma olabilir. Böylece onda, bir şeyleri başarmış olma hissi oluşur.
Durum 3:
Ders sırasında çocuk sık sık sözünüzü keser. Çocuğumuza susmasını söylemek, onu daha çok kışkırtmanızla sonuçlanır. Cezalandırmak, onu kontrol etmekte yardımcı olmayacaktır.
Çözüm Önerisi:
- Çocuğumuz sözünüzü kesse bile yapabileceğiniz en iyi şey aslında bu durumu göz ardı etmektir. Bu davranışına dikkati çekmek yerine görmezden gelmek, çoğunlukla daha iyi sonuç verir.
- Eğer ısrarla sözünüzü kesmeye devam ederse, yanına gidip ona kısa, açık ve sakin talimatlar vermek gereklidir. Örneğin,
“lütfen, durur musun, şimdi ders zamanı ”gibi onu sakinleştirecek cümleler kurulmalıdır.
- Verdiğiniz talimatlar ne kadar sakin ve açık ise sonuçlarını o kadar hızlı görürsünüz.
Durum 4:
Sınıfta yerinde duramayan DEHB’li çocuk, sıra arkadaşının veya çevresindeki arkadaşlarının dikkatini dağıtır. Çocuğu eleştirmek ve sert uyarılarda bulunmak, çocuğun bu hareketini daha da hararetli bir şekilde sürdürmesine sebep olur.
Çözüm Önerisi:
- Çocuğumuz kapı, pencere gibi dikkat dağıtabilecek yerlerden uzağa oturtulmalıdır.
- Mümkünse öğretmene yakın ön sıraya oturtulması, çocuğumuzun kontrolünün daha kolay sağlanmasına yardımcı olur.
- Ders boyunca sık sık çocuk ile göz teması kurmak ve çocuğa adıyla hitap ederek derse katılımını sağlamak, çocuğumuzun derse konsantrasyonunu kolaylaştırır.
- Çocuğumuzdan ders sırasında söylenenleri tekrar etmesini istemek, onun derse odaklanmasına ve katılımına yardımcı olur.
Durum 5:
Çocuk, okula ders kitaplarını, defterini veya en önemlisi ödevlerini unutmuş şekilde gelir. Özellikle çocuğu, herkesin önünde azarlamamaya özen gösteriniz. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar çok hassastırlar ve eğer çocuğu uyarmak gerekiyorsa bunun, özel bir alanda yapılması gerekir.
Çözüm Önerisi:
- Ödevlerin, deftere not edilmesini sağlamak, hem çocuğumuzun ödevleri hatırlamasına yardımcı olur hem de ailelerin, çocuklarının ödevlerini takip etmelerini kolaylaştırır. Aile de bu duruma ortak edilmelidir; çocuğumuz, ailesinin, ona güvenmediği sonucunu çıkarmamalıdır.
- Eğer ödevini yapmadıysa bu problemi, özel olarak çözmek daha iyi sonuç verir.
- Bu tür durumlar için özel küçük kurallar koyulmalıdır ve bunların, istisna olmadan, her zaman uygulanmasına dikkat edilmelidir. Örneğin, yapmadığı ödev için ekstra ödev veya egzersiz verilebilir.
