Tüzder

Bilişsel Gelişim

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Bilişsel Gelişim

 

Bilişsel Gelişim

Klinik Psikolog Hatice Baysal 

SPOT: Bir gün içerisinde yüzlerce şey deneyimleriz. Uyanırız, yataktan kalkarız, gün içinde yapacağımız şeyleri zihnimizden geçirip bir planlama yaparız, hangi kıyafeti giyeceğimize karar veririz, karşımıza çıkan problemlere dakikalar içinde çözümler üretip güne kaldığı yerden devam ederiz. Peki bu plan yapma, karar verme, problem çözme gibi becerileri nasıl ediniriz?

Duyular aracılığıyla çevremizde gördüğümüz şeyleri algılarız. Beyin fonksiyonlarımız aracılığıyla bunları yorumlayarak birtakım faaliyetlerde bulunuruz. Beyindeki bu işleme bilişsel süreç denir. Bilişsel olarak gelişimi, çocukların akademik başarılarında, duygusal ve sosyal yaşamında görmek mümkündür. Bebeklik döneminden itibaren kendisiyle iletişime geçilmiş ve diyalog kurulmuş olan çocukların, yönergeleri daha hızlı kavradığı, kendilerini duygusal ve sosyal açıdan daha iyi ifade ettiği ve duygularını daha hızlı kontrol altına alabildiği görülür. Kısacası yağmur yağarken dışarı çıkamayacağını söylediğinizde size yaşadığı hayal kırıklığını ifade eder ve buna bir çözüm üretmek için yağmurdan sonra çıkıp çıkamayacağını sorar. Buna karşılık bilişsel gelişimini tamamlayamamış çocuklar da bu durumdan etkilenir. Domino taşı gibi çocuğun hem içinde bulunduğu gelişim dönemi hem de bir sonraki dönemi olumsuz etkilenir. Çocukluk döneminde okuma-yazma ve matematik gibi temel becerileri gelişmemiş bir çocuğun, ergenlik döneminde eleştirel düşünmesi de pek mümkün olmaz. Bu yüzden bulunduğu yaş dönemi içerisinde çocukların bilişsel açıdan gelişiminin tamamlanması oldukça önemlidir. 

Hangi yaşta hangi bilişsel beceriler kazanılır?

Bilişsel süreçler doğum öncesinde kazanılmaya başlar ve gelişimi ömür boyu sürer. Dikkat, hafıza gibi gelişim alanları bebeklik döneminde gelişmeye başlar. Bebekler duyusal deneyimlerle fiziksel hareketlerini birleştirerek dünya hakkında bir anlayış geliştirirler. 6. aydan itibaren ses değişimlerini fark eder. 8. aydan itibaren yeni duydukları sözcükleri de ayırt edebilmektedirler. Önüne koyulan nesnenin göz hizası içerisinde olmadığı zamanlarda bile kalıcı olduğunu bilir. Ebeveyni odadan ayrıldığı zaman onu gözüyle arar ve geri geleceğini düşünerek bekler ya da bulmak için odaları gezmeye başlar.

Erken çocukluk dönemine geldiğinde dili daha aktif bir şekilde kullanmaya başlar ve çok çeşitli sembol ve ifadeler kullanırlar. Bu dönemde çocukların akıl yürüterek çok fazla ve farklı sorular sorduğu görülür. Merak ettiği şeyleri deneyimlemek ister ve sonucunu takip eder. Sebep-sonuç ilişkisi kurarak bir topun yerden atıldığında çıkardığı ses ile koltuğun üzerine çıkılarak atıldığında çıkardığı sesin farklı olduğunu algılar. Raftaki bir oyuncağa ulaşmak için yatağın üzerine çıkarak yaşadığı problemlere çözüm üretmeye başlar. Yeni yürümeye başlayan bir çocuğun önüne bir araba koyulduğunda beş dakika vakit geçirirken okul öncesine devam eden bir çocuk, yarım saat boyunca o arabaya dikkatini yoğunlaştırıp oynayabilir. Aynı şekilde renklerine göre boncukları dizerken bir yanlışı çok daha çabuk fark edip düzeltebilir. Dikkatteki bu artış dil ve kavrama becerisindeki ilerleme için gereklidir. Gizlenmiş nesneleri bulabilir, 3’ten fazla yönergeyi takip edebilir (suyunu sağ elinle oturarak iç ve bardağı masaya koy gibi). Aynı zamanda bilginin akılda kalış süresi de artmaktadır. 2-3 yaşındaki bir çocuk ortalama 2 rakamı belleğinde tutabilirken; 5-7 yaş arasındaki bir çocuk ortalama 5 rakamı kısa süreli belleğinde tutabilir. Nesneleri sözcüklerle eşleştirir ve balık denildiğinde zihninde birden fazla balık çeşidi canlandırabilir. 4 yaşından itibaren içsel bir konuşma geliştirerek planlama becerisini geliştirir. Önüne koyulan bir kırmızı balık, kırmızı fil, sarı kedi ve sarı zürafayı renklerine ya da büyüklüklerine göre sınıflandırabilir. Parça-bütün ilişkisi kurarak bir şeyleri ayırır ve yeniden birleştirir. Dönemin sonuna doğru sıralı sayma yapmaya, öncesi ve sonrası ile ilgili sorulara cevap vermeye, zaman kavramını anlamaya başlar. 

KUTU: Aynı yaştaki her çocuğun benzer tepkiler vermesini bekleriz fakat beklediğimiz gibi olmaz. Çünkü yaş kadar çocuğa sunulan çevresel faktörler de çok önemlidir yani beyin geliştiği gibi geliştirilebilir. Daha önce hiç sorumluluk verilmemiş bir çocuğun, 1. Sınıfa gelince ödev sorumluluğu bir anda kazanması güç olduğu kadar isteklerini ertelemeyi öğrenmiş bir çocuğun parmak kaldırarak sıranın kendisine gelmesini beklemesi de bir o kadar mümkündür.

Orta çocukluk dönemi itibariyle uzun süreli bellek kapasitesi artar. İlkokula başlayan çocuğun özellikle akıl yürütme, sıra dışı düşünme, analiz etme, çıkarımda bulunma, üretme, problem çözme becerileri de gelişir. Erken çocukluk döneminde akran ilişkilerinde yaşadığı problemleri çözmekte zorlanan çocuk artık kendini ifade etmeye, problemlerine çözüm üretmeye ve alternatif yollar denemeye başlar. Üst beyin bölgesinin de gelişimiyle duygu ve davranışlarını daha fazla kontrol etmeyi öğrenir. Problemlerin çözümünde simgeler kullanır. Kavramların benzer ve farklı yönlerini ayırt eder, benzerliklerine göre sınıflandırır, kavramlar hakkında derin düşünür ve sıra dışı bağlantılar kurar. Verilen bir görev üzerinde daha uzun süre konsantre olabilir. Pratik düşünme becerisi gelişir ve özellikle matematik problemlerinde hızlı ve doğru işlem sırasını takip etme becerisi geliştirir. Uzamsal algının da gelişmesiyle cisimleri 3 boyutlu olarak zihninde canlandırabilir ve kağıdın bir parçasını kestiğinde nasıl bir şekil çıkacağını bilir. Bir işin başlangıcından itibaren planlamasını yapabilir. Ödev ve oyun sıralaması yaparak çalışabilir. 

Özellikle ergenlik döneminden yetişkinlik dönemine kadar olan süreçte bilişsel gelişim çok daha hızlı ve yoğundur. Bu süreçteki en önemli değişim üst düzey düşünme becerilerindeki gelişimdir. Arkadaş seçimi, meslek seçimi gibi konularda karar alınırken; bilgiyi işleme hızındaki artış, yeni bilgi bağları kurma becerisini, planlama becerisini ve zihinsel kontrol becerisini de arttırır. Düzenli kitap okuduğu zaman paragraf sorularını daha iyi çözebildiğini deneyimleyerek öğrenir. Bu durumda aynı yaştaki her çocuğun benzer tepkiler vermesini bekleriz fakat beklediğimiz gibi olmaz. Çünkü yaş kadar çocuğa sunulan çevresel faktörler de çok önemlidir yani beyin geliştiği gibi geliştirilebilir. Daha önce hiç sorumluluk verilmemiş bir çocuğun, 1. Sınıfa gelince ödev sorumluluğu bir anda kazanması güç olduğu kadar isteklerini ertelemeyi öğrenmiş bir çocuğun parmak kaldırarak sıranın kendisine gelmesini beklemesi de bir o kadar mümkündür. 

Beyin nasıl geliştirilir?

Çocukla kurulan bağ ve kullanılan dil, bilişsel gelişim için oldukça önemlidir. Çocuk ancak bilgiyi almaya hazır hissettiği zaman öğrenmeye başlar. Birlikte ateşlenen nöronlar birbirine bağlanır. Öğrenme deneyiminde olumsuz duygular yer alıyorsa bilişsel gelişim de yavaşlayacaktır. Bir çocuk ağlarken ödev yapmaya zorlandığında yaşı ilerledikçe sorumluluk almaktan kaçmaya başlayacaktır. Buna karşılık çocuk öğrenmeye, deneyimlemeye teşvik edildikçe gelişim çok daha iyi bir şekilde ilerleyecektir. 

Beynimizde öğrenmelere dair oluşturduğumuz bağlar vardır. Çocuk çarpım tablosunu öğrenirken ne kadar çok uyarana maruz kalırsa çarpım tablosuna dair beyninde o kadar çok bağ oluşur. Beyin bağlantılarını arttırarak öğrenmeyi kalıcı hale getirmenin pek çok yolu vardır. Farklı uyaranlara maruz kalan, hata yapan, bir problemle karşı karşıya kalan, mücadele eden, yeni fikirler üretmesine fırsat verilen ve bir şeyi tekrar tekrar deneyimleme fırsatı verilen çocuk bilişsel açıdan da gelişecektir. 

Çocuklarda üst bilişsel gelişimi (planlama, organizasyon, dürtü kontrolü, akıl yürütme, karar verme, problem çözme, strateji kurma) geliştirmek için yapılabilecek çalışmalardan ilki çocuğun düşünmesine ve düşündüklerini ifade etmesine fırsat vermektir. Çocuk düşünme aşamasında zihninde oluşan fikirleri karşılaştırır ve alternatif fikirler arasında yargılama yaparak doğru olduğunu düşündüğü bir tanesine karar verir. Münazara, günün akışı içinde bir konu hakkında konuşma başlatma, bir kelimenin çağrıştırdıklarını sıralama, alternatif ifade şekilleri üretme, bir probleme birden fazla çözüm yolu üretme çalışmaları yapılabilir. Bununla birlikle eksik parçayı tamamlama, strateji oyunları, alfabe oluşturma oyunları, sıra bekleme gerektiren grup oyunları da bu alanı destekler. Üst biliş alanı özellikle öz denetim için oldukça önemli olduğundan erken çocukluk döneminde üzerinde durulması gerekir.

Gelişim çok yönlüdür, bir alanı desteklerken diğer alanlar da aynı anda desteklenebilir. Eğer bir alana ağırlık verilir ve diğer alanlar arka planda bırakılırsa gelişim yavaşlar. Nasıl ki tek kanatlı bir kuş uçamıyorsa çocukta da ilerlemeyi görmek güçleşir. Bu yüzden her alanı güçlendirmeye çalışmak ve ihtiyaca göre belirli alanlara daha fazla yönelmek bilişsel açıdan daha sağlıklı sonuçlar alınmasını sağlayacaktır.

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri