Dünyayı Değiştiren Duygu: Merak
“Üstün yetenekliliğe olan ilgim, yıllar boyunca birlikte çalıştığım birçok profesör sayesinde filizlendi. Ayrıca beni etkileyen şeylerden biri şuydu: Yüksek lisans programındayken danışmanım benden bir el yazmasını okumamı istemişti. Bu el yazması, “Creativity and Giftedness” adlı harika bir kitaptı. Bu iki kavramın birbirleriyle nasıl ilişkili oldukları hakkında uzunca düşündüm. Bu süreç vizyonumu genişletti ve ondan sonra, bunun nasıl araştırılabileceğine dair aklımda düzinelerce soru belirdi ve bugün hala aklımı kurcalıyor.”
Üstün Yetenekliler ile İlk Temas
Sanırım öğretmenliğe başladığımda bazı zorluklar üst üste geldi. Birincisi, sınıfımda normal müfredat eğitiminde hiç zorlanmadıklarını bildiğim genç insanlar vardı. Derslerde onlar için daha ilginç ve ilgi çekici olacak bir şeyler bulamazsam sıkılacaklardı. Bu, gerçekten şu anda işimi çevreleyen birçok çalışmamın temelini oluşturdu. Buna “3E” adını verdim: “Enjoyment” yani zevk, katılımcı olmaya yani “Engagement”a yol açar, bu da öğrenmek için coşkuya, yani “Enthusiasm”a yol açar. Bu gençlerle farklı bir şey yapmam gerekiyordu. İkincisi, yine öğretmenliğe başladığım sıralarda, Ruslar Sputnik denen bu küçük basketbol topu büyüklüğündeki şeyi göğe fırlatmışlardı. Okulda hem fen hem de matematik öğretmeniydim ve okul müfettişi bir gün bana dedi ki: “Bu alandaki en yetenekli öğrencilerimiz için bilim alanında bir şeyler geliştirmekle ilgilenir miydiniz?” Ve üstün yetenekliler eğitimindeki kariyerime gerçekten başlamamı sağlayan olay bu oldu.
Merak Etmeden Olmaz
Büyük bir ihtimalle, beni bu noktaya getiren şey merak. Pek çok şeyi merak ediyorum ve kendi alanım dışında olan bazı konuları bile takip ediyorum. Ama meraklı olmanın kesinlikle beni her zaman bir sonraki adıma, ikinci beceriye yönlendiren şey olduğunu düşünüyorum. Yani inceleme, araştırma çalışmaları ve yenilik. Ve sonra üçüncüsü de enerji. Birçok insanın bir sürü iyi fikri vardır, ancak bu fikirler üzerinde ilerlemek zaman alır ve enerji gerektirir. Bu yüzden, yıllardır yapmakta olduğum işi yapmamı sağlayan yegâne şeyin bu üç becerinin birleşimi olduğunu düşünüyorum.
Zor Sanılan Kolaylık
En büyük zorluk olduğunu düşündüğüm şey aslında büyük bir avantaja dönüştü. O zamanlar üstün yetenekliler için herhangi bir müfredat yoktu. Eğer kapağında üstün zekalı bilim yazan kitaplar olsaydı, muhtemelen o kitapları kullanırdım. Bu yüzden, yapmam gereken -gerçekten de- herhangi bir plan dahilinde belirlenen bir müfredatın parçası olmayan yeni deneyimler oluşturmaktı. Bence Triad modelinin ilk fikirlerinin ortaya çıktığı anların bunlar olduğunu düşünüyorum.
Üstün Yeteneğin Tanımı
1978’de yazdığım “Üstün Yetenek Nedir: Bir Tanımı Yeniden İncelemek” başlıklı makalemde şöyle yazmıştım: “Evet yüksek başarı, yüksek zekâ önemlidir ancak tarihin üstün yetenekli kişiler olarak hatırladığı insanlar, kreatif ve sorumluluk çemberinde tanımladığım özelliklerle harmanlanmış kişilerdi. Sadece yüksek bir akademik yeteneğe sahip olmak açıkça büyük bir değerdir ancak diğer iki özellik kümesi, yani kreatiflik ve sorumluluk, yetenekle ve birbirleriyle etkileşime girmeden, dünyayı kelimenin tam anlamıyla değiştiren türde katkılar göremeyeceğiz. İnanıyorum ki, üstün yetenekliler için oluşturulan bir programın odak noktası, “Dünyayı değiştiren” düşünce ve yenilikçiliğe yaklaşan deneyimler olmalıdır. Evet, ileri seviye eğitim ve kurslar önemlidir ancak insanlığın sosyal, bilimsel, ekonomik alanlarda gerçekten önemli kazanımlar sağlayan şey, bilginin uygulanmasıdır. İşte bu yüzden, çalışmamızın odak noktasının sadece ileri düzey kurslar değil, bu alanda olması gerektiğine inanıyorum.
Birisinin, Amerika’da veya başka bir ülkede yapılan işin değerini, dünyanın farklı yerlerindeki çocuklara fayda sağlamak olarak görmesi gerekiyor.
Keşfedilmeyi Bekleyen Yetenekler Var
Dünyanın yetenek havuzu, muhtemelen bizim (Çünkü genel olarak böyle düşünürüz) kaliteli ve üst düzey eğitim görmüş nüfusumuzun 10 katı kadar başarısız, azınlık, yeterince temsil edilmeyen öğrenciyi içeriyor. Bu insanlar çoğu zaman göz ardı edilir çünkü geleneksel testlerde iyi puanlar almazlar. Ancak birçoğu sıra dışı düşünme, motivasyon ve sorumluluk konusunda olağanüstü özelliklere sahiptir. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye devam etmek için tüm popülasyonun temsil ettiği insan sermayesine ihtiyacımız var. Bugün dünyada endüstride, ticarette, çevreyi korumada, barışı sürdürmede ve insanlar ile ülkeler arasındaki sosyal ilişkilerde karşılaştığımız birçok zorluk var. Ve bu sorunları çözmek için çok fazla insan düşüncesi, fikir ve yetenek gerekecek. Yoksul bir sosyal çevreye sahip oldukları veya farklı diller konuştukları için bu insanları görmezden gelemeyiz. Yetenek rezervuarımız için bu popülasyonları araştırmalıyız. Dolayısıyla, bu tür yetenekleri bulmak için sadece başarı, yetenek veya IQ testleri gibi geleneksel ölçümlere bakmanın ötesinde, biraz daha derine inmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Genç Nesile Yatırım Yapılmalı
Genç nesle yaptığımız en büyük yatırımın üretkenlik ve araştırmacı bir zihin çerçevesi olarak adlandırdığım şeye odaklanması gerektiğini düşünüyorum. Bence gençlerin çeşitli durumlara bakıp şöyle demelerini istiyoruz: “Bu nasıl iyileştirilebilir?” “Bunu daha güzel hale getirmek için ne yapılabilir?” “Bunu daha verimli hale getirmek, zamandan ve paradan tasarruf etmek için ne yapılabilir?” Bu sorular yüksek düzeyde devlet kontrolündeki eğitim sistemlerinde yer verilmeyen şeylerden bazıları. Bu sistemlerin çoğu sadece sınavlardaki puanları yükseltmek istiyor. Buna karşı değilim ama söylediğim şey, “akademik ilerleme” zihniyeti ile “sıra dışı araştırmacı” bir zihin çerçevesi arasında bir denge kurmamız gerektiğidir.
Bence insan üretkenliğinin amacı ya verimliliktir ya da dünyamızı daha güzel bir yer haline getirmektir. Bazen ekonomik odaklı bir zihin çerçevesinde kalıp dünyayı daha güzel bir yer haline getirmenin önemini unutuyoruz. Her üstün yetenek programının akademik gelişim kadar estetik ve sanatsal gelişime de önem vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Eğitim Sisteminde Mükemmelliğe Ulaşmanın Yolu
Bence mükemmelliğe ulaşmanın yolu, her şeyden önce okulların yetenek geliştirme yerleri olduğunu anlamaktır. Evet, gençler için önemli olan temel materyal, kelime dağarcığı ve matematik ve fonksiyonlar, denklemler var. Bizim çocuklarımıza uyguladığımız “Bilgi ezberletme- sınava hazırlama- sonraki konuya geçme” pedagojisinden biraz daha ileri gidebiliriz. Okul Çapında Zenginleştirme Modelindeki (Schoolwide Enrichment Model) çalışmamızın ve zenginleştirme üçlü modelinin şöyle bir şey söylediğine inanıyorum: “Bilginin veya düşünme becerilerinin kendi kendilerine hiçbir değeri yoktur; onları bir araştırma projesi, kurgu veya kurgusal olmayan bir yazı gibi bir projede kullanmak üzere bir araya getirmedikçe hiçbir değeri yoktur.” Sonunda bir amaç olduğunu gördüğümüzde tüm bunlar birdenbire değer kazanır. İşte bu yüzden çocuklar okulun sıkıcı ve saçma olduğunu söylediğinde, bunun nedeni onlara bilgilerini ve düşünme becerilerini kendileri için anlamlı olan bir şeye dönüştürmeleri için yeterli fırsatı vermemiş olmamızdır.
Sonraki Atılımlar ve Gelişmeler
Bence yeni gelişme denilebilecek birkaç şey var. Bunlardan biri, dikkatimizi daha az çeken azınlık gruplarına ve sadece farklı düşünen çocuklara ulaşmaya çevirebileceğimiz. Bunu, çeşitli değerlendirme araçları ve teknikleri aracılığıyla daha iyi hale getirebiliriz. Pekâlâ, öğrenme güçlüğü olan bir çocuğun, okulun kapısından içeri giren en yaratıcı çocuklardan biri olmasını sağlamak için ne yapabiliriz? O çocuğu nasıl bulabiliriz ve o çocuğa nasıl iyi hizmet edebiliriz? Bazı araştırmalarımızın gitmesi gerektiğini düşündüğüm yön bu. Diğer bir şey ise şu anda çok erken aşamalarında olan yapay zekâ kullanımı. Aslında bir meslektaşımız, elektronik olarak puanlanabilen ve türünün ilk testi olan yapay zekaya dayalı bir test geliştirdi. Bu testle ilgili en büyük sorun, insanlar tarafından puanlanması gerektiğidir çünkü ABCD veya yukarıdakilerin tümünü seçemezsiniz. Dolayısıyla, bu kişinin çalışması ileriye doğru dev bir adım olacak çünkü sıra dışı düşünme geçmişte olduğundan daha ekonomik bir şekilde nesnel olarak ölçülebilecek. Ve bu testi Renzulli Öğrenme Sistemi ile harmanlayacağımızı söylemekten mutluluk duyuyorum. Bu da onu yine dünyada türünün tek örneği yapacak.
