Tüzder

İki Kere Farklı Bireyler

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / İki Kere Farklı Bireyler

 

İki Kere Farklı Bireyler

SPOT: İki kere farklı/ iki kere özel çocuklar, bir ya da birkaç alanda çok iyi performans sergilerken aynı zamanda bir ya da birkaç alanda yetersizlik/ zorluk yaşayan çocuklar olarak tanımlanmaktadır. Bir yandan üstün zekalı ve yetenekli olarak tanılanırken öte yandan ciddi duygusal sorunlar, Asperger sendromu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü ya da görme işitme gibi fiziksel engeller yaşıyor olabilirler. İki kere farklı öğrencilerle ilgili yapılan eski araştırmaların çoğu üstün olup da öğrenme güçlüğü̈ yaşayan öğrencilere yoğunlaşıyor. Daha güncel araştırmalar ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile Asperger sendromu sorunlarını inceliyor.

 “Benim ismim Ali. Ben sekiz yaşındayım, daha doğrusu tam 8 yaş 3 aylık ve 2 günlüğüm.  Yani toplam 2985 günlüğüm. Sayılarla oynamayı seviyorum ama kitap okumayı hiç ama hiç sevmiyorum. Okumaya çalışırken harfler birbirine giriyor, sırayı karıştırıyorum, havada dönüyor gibi oyunlar oynuyor bana. O nedenle harfleri okumayı hiç beceremiyorum. Böcekler ve garip binaların yapılışı konuları çok ilgimi çekiyor. Bildiklerimi hep belgesellerden ve sadece resimli kitaplardan öğrendim. Bunun için öğretmenim bana biraz kızıyor aslında. “Sayılara gösterdiğin ilgiyi biraz okumaya göstersen şimdiye kadar çoktan okumuş olurdun” diyor bana. Bir keresinde annemle babama benim çok tembel olduğumu, dikkatimi verirsem aslında yapabileceğimi söylediğini duydum. Ama ben öyle düşünmüyorum çünkü elimde değil. İsteyerek yapmıyorum ki. Öğretmenim ders anlatırken sınıf penceresine konan güvercini incelemekten, aç mı, susuz mu, ona nasıl yuva yapabileceğimi, onun neler hissettiğini düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Yine böyle bir gün Türkçe dersinde öğretmen herkese sesli okuma yaptırırken sıra bana geldi. Ben hata yapmaktan ve yine azar işitmekten korktuğum için donup kaldım. Okuyamadım. Tüm sınıf arkadaşlarım bana bakarak kıs kıs güldü. Kendimi çok kötü hissettim. Ama aslında öğretmen benden okumamı istemek yerine metindeki karınca kolonisinin özelliklerini sorsaydı hepsini teker teker ona anlatabilirdim. O gün eve ağlayarak gittim ve olanları annemle babama anlattım. Öğretmenimin beni anlamamış ve ikinci bir fırsat vermemiş olması beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Sonraki gün karnımın ağrıdığını söyleyerek okula gitmek istemedim. Annem de beni göndermedi. Ama bu durum birkaç gün daha devam edince ailem bir uzmana danışmaları gerektiğini anladılar. Uzman çok tatlı bir kadındı, bana bir sürü soru sordu. Nedense ona kanım ısınmıştı. Zorlandığım konuların ne olduğunu anlamalarına yardımcı olacağı için umut dolu hissettim.”

Ali gibi bazı çocukların okuldaki performansları oldukça şaşırtıcıdır. Genellikle ne öğretmenler ne de ebeveyn bu duruma pek anlam veremez. Ali de böyle karmaşık bir performansa sahip çocuklardan sadece bir tanesi. Annesi onu sevimli, sosyal ve çok konuşkan olarak tanımlıyor. Babası ise matematik kafasına sahip olduğunu ama bunu pek de gösteremediğinden şikayetçi. Öğretmenler ise daha da karmaşık bir bakış açısına sahip. Ali entelektüel olarak ona sorulan pek çok soruyu sınıf arkadaşlarına göre daha doğru yanıtlıyor. Genel kültürü oldukça kuvvetli ama konu okuma ve okuduğunu anlamaya gelince yaşıtlarının oldukça gerisinde performans sergiliyor. Öğretmenlerin şaşırdıkları bir diğer konu da derste dikkatini uzun süre odaklayamıyor olması. Bu da onlarda “isterse yapar ama tembellik ediyor” gibi bir açıklamaya dönüşüyor. 

Ali’ye benzeyen pek çok çocuk bazı alanlarda çok iyi performans sergilerken bazı alanlarda büyük zorluklar yaşamaktadır. Bunların bazıları geçici olarak görülebilir. Elverişsiz çevre koşulları, sorunlu aile ilişkileri, çocuğun duygusal dünyasını etkileyebilecek pek çok faktör buna neden olabilir. Ancak bazen bu sorunların kalıcı olduğunu gözlemlemek mümkündür. Bu gibi hadiselerde üzerinde çok daha fazla durulması gereken bir durumdan bahsetmek mümkün olabilir. Çünkü bu iki kere farklı olmaya işaret eden bir durum da olabilir.

 Ali’nin ailesi yaşadığı sorunların nedenini daha iyi anlayabilmek için onu uzmana götürdüklerinde, uzman yaptığı ayrıntılı değerlendirmelerden sonra Ali’nin üstün zekalı bir çocuk olduğunu söylemiştir. Bu sebeple entelektüel açıdan yaşıtlarından daha yüksek bir bilgi birikimine sahip olduğunu ama aynı zamanda da disleksisi olduğunu, bu nedenle de okumada sorun yaşadığını söylemiştir.  Ali’ye özel bir çalışma programı çıkarmıştır. 

İki kere farklı çocukların eğitimlerinin düzenlemesinde okul-aile iş birliği çok önemlidir. Bu nedenle Ali’nin yaşadığı sorunların etkisini en aza indirgemek adına aile, okul ve uzman iş birliği içerisinde çalışmıştır. Uzmanın öğretmenleri de yönlendirmesi, Ali’nin sınıf ortamında kendini daha iyi hissetmesine ve eğitimsel ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olmuştur. 

Örnek olarak verdiğimiz Ali, öğrenme güçlüğü yaşayan üstün yetenekli bir çocuk olarak iki kere farklı kategorisine giriyor. Biliyor musunuz Albert Einstein da öyleydi. Bir yandan okumasını zorlaştıran disleksisi vardı, diğer yandan ise fizik konularına inanılmaz merakı olan ve teoriler geliştiren bir bireydi. 

KUTU: İki kere farklı bireyler için verilebilecek bir diğer örnek de meşhur yüzücü Michael Phelps’tir. Phelps’in yüzme alanında toplamda 28 Olimpiyat madalyası olmasına rağmen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedeniyle okulda çok zorlandığı bilinmektedir. (Sayısı 23 olan altın madalyalarına ek olarak 3 gümüş ve 2 de bronz madalya kazanmıştır. Phelps’ten sonra en çok olimpiyat madalyası kazanan sporcunun, dokuzu altın olmak üzere toplamda 18 madalyası olduğunu düşünürsek onun yeteneğini ve ne kadar zor bir iş başardığını daha rahat görebiliriz.)

KUTU/İNFOGRAFİK: Hem üstün yetenekli hem de öğrenme güçlüğüne ya da DEHB’e sahip çocuklar, iki kere farklı çocuklar arasında en çok karşılaştığımız öğrenci tipleridir. Bu öğrenci tiplerini üç ayrı kategoride ele alabiliriz.

  1. Her iki farklılık durumu yani özel yetenekleri de sorun yaşadıkları alanların da (öğrenme güçlüğü, DEHB) fark edilmediği tip. Bu çocukların özel yetenekleri ve okuma yazma gibi süreçlerde yaşadıkları sorunlar fark edilmez. Normal bir çocuk gibi akademik ve sosyal hayatına devam eder.
  2. Sorun alanı tanılanan tip. Özel yetenekleri fark edilmez. Bununla birlikte yaşadıkları sorun alanları fark edilerek DEHB, öğrenme güçlüğü ya da diğer alanlardaki sorunları tanılanır.
  3. Özel yetenekleri fark edilen ancak yaşadıkları DEHB, öğrenme güçlüğü gibi sorunlar fark edilmeyen tip. Bu çocuklar üstün yetenekleri sayesinde yaşadıkları sorunları örtbas edebildikleri için eğitimciler ya da uzmanlar tarafından kolay kolay fark edilmemektedir. 

Ross Greene’nin ‘Çocuklar eğer yapabiliyorsa en iyisini yapar.’ cümlesini çok önemsiyorum. Buradaki varsayım, çocukların yaşadıkları zorluklardan ya da sahip oldukları yeteneklerden bağımsız, yapabildiklerinin zaten en iyisini yaptıklarına dair bir inancımızın olmasıdır. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta eğer yapamıyorsa bunun altında yatan nedenlerin araştırılmasıdır. Çocukların yaşadıkları sorunların nedeni ister nörolojik ister psikolojik olsun, bizim ebeveyn ve öğretmen olarak unutmamamız gereken çocuklarla aynı tarafta olduğumuzdur. Onlara karşı değil, onların yanında yer almayı ve bu zorluklarla baş etmeye çalıştıkları zamanlarda onlara destek olmayı asla unutmamamız gerekir.

Bunun dışında elbette yapabileceğimiz daha somut şeyler de bulunmaktadır. Çocuğun durumunu netleştirmek ve tanı konabilecek ikinci bir durum var mı yok mu araştırmak için bir uzmandan destek almak gerekebilir. Bu uzman, özel yetenekli çocukların özelliklerini bilen bir psikiyatr ya da bir çocuk nöroloğu olabilir. Tanı konduktan sonra bir psikolog ya da psikolojik danışmandan destek alınabilir. Çocukların kuvvetli yönlerine odaklanmak ve bu alanları temele alarak zorlandıkları kısımları tespit ederek geliştirmek kıymetlidir. Böylece onları desteklemiş oluruz.

Yaşadıkları zorluklara göre ders çalışma alışkanlıklarını, süresini, ortamını gözden geçirmemiz ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir hale getirmemiz gerekebilir. Çocuklar iki kere farklı olsalar da bizim çocuklarımızdır ve ebeveyn olarak onlarla olan iletişimimizin ve bağımızın bundan ötürü zedelenmesine müsaade etmememiz gerekir. İki kere farklı çocuklarımızdan/öğrencilerimizden beklentilerimizi daha sağlam bir zemine oturtmak için beklentilerimizi gözden geçirmek yararlı olacaktır. 

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri