Tüzder

Uzaya Çıkmak Tarifsiz Bir Duygu!

Anasayfa / Eğitim ve Rehberlik / Uzaya Çıkmak Tarifsiz Bir Duygu!

Uzaya Cikmak Tarifsiz Bir Duygu

Uzaya Çıkmak Tarifsiz Bir Duygu!

Dünya üzerinde şimdiye kadar adım atılmamış bir nokta neredeyse kalmadı. Fakat uzay, yeni bir keşif kolu. Bu sebepten kendini bilen, bilmeyen bütün insanlık âleminin en fazla merak ettiği konulardan biri de uzay. Peki, bir astronotun gözünden uzayın nasıl görünebileceğini düşündünüz mü?

Uzaya çıkışınız, inişiniz; oradaki karanlık, insanı hayrete düşüren bir azamet. Bütün bunlar muhakkak surette bir “Yaratıcı”nın varlığını kabule sevk ediyor sizi. Bir Müslüman olarak yalnız ben değil, farklı inanç mensupları da aynı şeyi hissettiler. Gezegenleri, yıldızları, ayı, galaksileri gördüğünüzde O’nun varlığına kani oluyorsunuz. Biliyorsunuz, uzayda sesi taşıyacak boşluk olmadığından sesin yeryüzünden oraya aktarılabilmesi mümkün değil. Fakat bu azamet içerisinde ben ezan sesi duyuyordum. Dolayısıyla etrafımdakilere de hemen sordum; ama onlar ya ezanın ne olduğunu bilmiyorlardı ya da öyle bir şey duymadılar. Fakat benim için uzay, baştan sona Hazreti Allah’ın mucizeleri ile doluydu. Ayrıca aya gidenlerden bir kısmı, Peygamber Efendimiz’in mucizesiyle yarılan aydaki o izleri gördüğünü ifade etmişlerdi. Her insan farklı tecrübeler yaşıyor orada. Benim için orayı görmek, Hz. Allah’ın (c.c.) azamet ve kudretini bizzat müşahede etmekti. Diğer yandan uzaya çıktığınızda insan denen şeyin ne kadar aciz olduğunu, dünyanın milyonlarca gezegenden yalnız biri olduğunu ve bir noktayı andırdığını görüyorsunuz. Dolayısıyla insanların sürekli kavga ettiğini görmek çok üzücü. O halde insanların zihin yapısını değiştirmek, bir bütün olarak gezegenimizi korumak için bir şeyler yapılmalı.

Astronot Olmak İçin Eğitimden Fazlası Gerekli

Esasında ben bir cerrahım ve astronot olmak, benim için bambaşka bir deneyim oldu. Dünyanın muhtelif yerlerinden gelen pek çok astronot adayıyla birlikte Rusya’da eğitim aldım. Doğru yaklaşımı, doğru zihniyeti ve bu tecrübe için doğru ve elzem olan şeyleri kavrayabilmek için çabaladım. Şunu fark ettim: Bütün bu adayların ortak bir noktası var, hepsi oldukça pozitif, istekli ve kararlı. Tabi fazlasıyla disiplinliler. İşte astronot olabilmek için özümsemeye ve benimsemeye çalıştığım özellikler bunlardı. Ve uzay seyahatinden sonra bir bütün olarak hayata bakışım değişti. Ufak şeyler artık beni ilgilendirmiyordu; aksine çocuk ölümleri, küresel ısınma, insanlığın ve çevrenin sair problemleriydi artık odaklandığım şeyler. Mesela oradan döndükten sonra insani yardım amacıyla Filistin’e ve Afganistan’a gittim. Asıl önemli olansa döndükten sonra insanımızın fenne, bilime daha da ehemmiyet vermesi gerektiği konusunda onlar için bir motivasyon kaynağı oldum. Astronot olmak için çabalamaları anlamında değil elbette; zira bu pek sınırlı sayıda kimsenin eline geçebilecek bir fırsat. Aksine onlara doktor, bilim adamı, uzay mühendisi olabileceklerini hatırlattım. İşte dönüşte hedefim insanımıza bunları hatırlatmak oldu.

Uzayı Fetheden Dünyayı Fetheder

Uzay yoluyla elde edilecek teknoloji bir ülkeyi oldukça güçlü kılacaktır. İşte bu yüzden ABD, Rusya ve Çin uzaya gitmek için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Ardından İran, Hindistan ve Pakistan’ın da bu anlamda çabaları var. Uzay sayesinde elde edilecek teknolojik kazanımlar muazzam. Bu açıdan Türkiye’nin de bir gün uzaya insan gönderebilmesini umuyorum. Çünkü bu insanınızın bilim adamı, mühendis vs. olabilmesi için onlara esin kaynağı olur. Dolayısıyla bu da ülkenizi daha güçlü, daha donanımlı kılacaktır.

TÜZDER Neler Yapıyor?

Dahi Park Atölyeleri
Yetenek Atölyeleri
Zeka, Yetenek ve Gelişim Testleri
Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
Terapi
Hizmetleri
Dikkat Müdahale Programları
Uygulayıcı
Eğitimleri
Eğitim
Materyalleri