TÜZDER Tüm Üstün Zekalılar Derneği

DAHİPARK SANAL TUR
KAYIT OL, HABERDAR OL!

Bilgi Merkezi

FARKEDİLEMEYEN ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR!

TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocukların toplum ve eğitim hayatında pek çok problemle karşı karşıya kaldığını söylüyor. Özellikle okul ortamında anlaşılamayan bu çocukların öğretmenleri tarafından dikkat eksikliği var, ilgisiz, asosyal gibi ifadelerle yaftalanabildiğini dile getiriyor.

TÜZDER (Tüm Üstün Zekâlılar Derneği), 2006 yılında fikirleri ortaya atılmış ve alt yapı çalışmaları başlamış, ancak 2011 yılından itibaren sahada aktif hizmet vermeye başlamış. Dernek, üstün zekâlı ve üstün yetenekli bireylerin tespiti ve okul öncesi dönemden başlayıp yükseköğretim sonuna kadar aile, toplum ve eğitim ortamlarında desteklenmesini, geliştirilmesini, eğitimlerinin zenginleştirilmesini, sosyo-kültürel etkinliklere katılımlarının sağlanmasını amaçlıyor.

TÜZDER’in kurulduğu günden beri üstün zekâlı çocuklarla ilgili sahada hizmet veren en aktif kuruluşlardan biri olduğunu söyleyen TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, “Derneğimiz, yapmış olduğu birçok çalışma ile üstün zekâlı ve dahi çocukların eğitiminde çığır açmaya devam etmektedir. Bu çalışmaları özetlemek gerekirse geçen yıl ilk defa kutladığımız 30 Mart Dahiler ve Üstün Zekâlılar Günü etkinliği Tüm Üstün Zekâlılar Derneği’nin (TÜZDER), Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlediği, Boğazhisar Eğitim Kurumları ve Hisar Intercontinental Hospital’ın katkılarıyla şekillenen program “Geleceğimiz için Dahiler ve Üstün Zekâlıların Geleceği ” konusuyla kutladık. Ülkelerin geleceklerine yön veren üstün zekâlı ve dahi çocuklarında artık bir günü var. Coşkun bu programın bu yıl ise 19 Nisan 2014 tarihinde kutlandı.

Üstün zekâlı çocuklarla ilgili değerlendirme çalışmaları yaptıklarını kaydeden Coşkun sözlerine şöyle devam etti: “ 2012 yılında Boğazhisar Eğitim Kurumları ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Enderun Projesi ile 50 üstün zekâlı ve dahi çocuğa tam zamanlı eğitim bursu sağlayarak onlara uygun eğitim fırsatı sunduk. 2013 yılında ise Enderun Projesinin devamı niteliğinde olan 100 çocuk projesi ile yine üstün zekâlı ve dahi çocuklara tam zamanlı eğitim fırsatı oluşturduk.

Bu projelerin takibini üstün zekâlı çocuklara eğitim ortamı sunan ve müfredatını bu yönde zenginleştiren, Türkiye’de ilk defa üstünlere yönelik Gelişim Atölyelerini inşa eden Boğazhisar Eğitim Kurumları ile birlikte yürütmekteyiz.”

ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLARI ÖĞRETMENLERİ FARK EDEMİYOR

Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocukların toplum ve eğitim hayatında pek çok problemle karşı karşıya kaldığını söylüyor. Özellikle okul ortamında anlaşılamayan bu çocukların öğretmenleri tarafından dikkat eksikliği var, ilgisiz, asosyal gibi ifadelerle yaftalanabildiğini dile getiriyor. Bu konuda öncelikle ailelerin birtakım çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Coşkun, “Aileler çocuklarının doğru bir şekilde tanılamalarını yaptırmalılar ve akabinde uygun eğitim ortamlarına dâhil etmeliler. Üstün zekâlı çocukların yaşadıkları en büyük problemlerden bir tanesi akran yönünden problem yaşamalarıdır. Bu noktada aileler çocuklarını üstün zekâlı çocukların bulunduğu ortamlara yani özel atölyelere dâhil etmeliler.” diyerek ailelerin üstün zekâlı çocuklarının sorunlarına çözüm getirmek için yapması gerekenlerden bahsetti.

Boğazhisar Eğitim Kurumlarında olduğu gibi zenginleştirilmiş bir eğitim müfredatı, üstün zekalıların ilgilerini çekecek Astronomi ve Gök Bilimi, Genetik, Zekâ ve Akıl Oyunları, Yazarlık, Gastronomi vb. atölye programları, bireysel takip sistemi var ise üstün zekâlıların normal zekâlı çocuklarla birlikte aynı sınıfta eğitim görmesinin problem yaratmayacağını ifade eden Coşkun, “Bütün bu çalışmalardan yoksun salt eğitimin verildiği ortamlarda karma eğitim çok büyük problemlere yol açmaktadır. Bize gelen tanılanmış 3000 civarındaki çocuk üzerinde fazlaca görme fırsatımız oldu.” diye konuştu.

“Üstün zekâlıların eğitim programında müfredat ve program kadar etkili olan hususlardan bir tanesinin de öğretmen tutum ve davranışlarıdır.” diyen Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocuklara eğitim veren öğretmenlerde bulunması gereken özellikleri şöyle sıralıyor: “Üstünlerin öğretmenleri duygusal ve empatik yönden onları anlayabilmelidir. Yenilikleri takip etmeli ve onları uyarlayabilmelidir. Alana ait donanımlı bir bilgiye sahip olmalı ki bu çocukları rahatça anlayabilsin. Esnek bir sınıf ortamı oluşturarak farklı eğitim yöntem ve tekniklerini kullanabilmeli. Farklılaştırma ve zenginleştirme konularında bilgi sahibi olmalı ve onları aktif olarak kullanabilmelidir.”

ÖĞRETMEN VE AİLELER İÇİN EĞİTİM DÜZENLİYORUZ

Üstün zekâlı çocukların ailelerine yönelik pek çok başlık altında eğitimler düzenlediklerini de söyleyen Tunahan Coşkun, İstanbul Aydın Üniversitesiyle birlikte öğretmenler ve aileler için ‘’Zekâ ve Akıl Oyunları Eğitmenliği’’ eğitimi düzenlediklerini belirtti. Bu eğitimin TÜZDER’in en çok önem verdiği eğitimlerden bir tanesi olduğunu dile getiren Coşkun, “üstün zekâlı çocuklar için farklılaştırılmış eğitim programları düzenlemekteyiz.

İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ile İstanbul’un Avrupa Yakasında yer alan ve Sosyo-ekonomik bakımından dezavantajlı olan pilot ilçelerden tespit edilen üstün zekâlı çocuklarının eğitimi, bu çocukların ailesi ve öğretmenlerinin konuya yönelik bilinç düzeylerinin arttırılması ve gerekli alt yapı (atölye) hizmetlerinin oluşturularak toplumsal hayata aktif katkı sağlayan bireyler olmalarını sağlamayı hedefleyen bir proje çalışmasına da TÜZDER olarak imza attık. ” diye konuştu.

Coşkun, TÜZDER’in üstün zekâlı çocuklara hizmet veren kurumlara yönelik kurumsal danışmanlık faaliyetlerini yürüttüğünü de sözlerine ekledi.

ÜSTÜNLERİN EĞİTİMİ DEVLET POLİTİKASI OLMALI

TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, son yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili ciddi bir ivme kazanıldığını ancak bu çalışmaların yeterli olmadığını vurguluyor. Coşkun, “Özel sektör anlamında üstünlerin eğitimine dair çalışmalar olabilir ancak devlet bünyesinde yapılacak çalışmalar bu anlamda çok büyük önem taşımaktadır. Özellikle Üstün Yetenekli Bireyler Strateji ve Uygulama Planına göre yapılacak çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Bu plan ile üstünlerin eğitiminin bir devlet politikası haline gelmesi önemlidir. Çünkü ülkelerin ve milletlerin geleceği bu çocuklarların elinde şekillenecektir. Dünyada söz sahibi ülkelerin uygulamalarına baktığımızda üstünlerin eğitimi bir devlet politikası olarak sürdürülmektedir. Geçmişten beri yapılan portatif çalışmalar ile yol alınmış olsa bile kalıcı bir yol haritası maalesef çizilememiştir. Açılacak üç okul ancak dahi çocukların eğitim almasına karşılık gelebilir çünkü ülkemizde 2011 verilerine göre on bin sekiz yüz yedi üstün zekâlı çocuk bulunmaktadır. Kaldı ki tahmin edilen üstün zekâlı çocuk sayısı altı yüz kırk sekiz bin civarı. Dolayısıyla dahi çocuklar için yeterli ancak üstün zekâlılar için pek mümkün gözükmüyor.” dedi.

ZEKÂ GELİŞTİRİLEBİLİR

Coşkun, zekâ ve yeteneğin birbirinden farklı kavramlar olduğunu belirterek, “Üstün zekâlı olmak üstün yetenekli olmak değildir ya da tam tersi. Yani çok iyi piyano çalıyor ya da resim yapıyor olmanız üstün zekâlı olacağınız anlamına gelmiyor.” diyor.

Zekâ gelişebildiği gibi körelmesinin de mümkün olabildiğini söyleyen Coşkun şunları söylüyor: “TÜZDER bünyesinde yapılan bir çok tanılamada daha önce yapılmış zekâ testlerinde çocukların zekâ puanlarında düşüşler gözlemlenmiştir. Bunun yanında artış da mümkündür. Bununla ilgili yurt dışında yapılmış araştırmalar var. Ülkemizde ise geçen yıl ‟TÜZDER, İstanbul Aydın Üniversitesi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle 3 devlet okulunda ve bir anaokulunda yürütülen proje kapsamında ilkokul 1. Sınıflara ve anaokuluna devam eden 80 öğrenciye uygulanan Zekâ ve Akıl oyunları atölye çalışmalarının öğrencilerin yetenek ve zekâ skorlarında ilerlemelere neden olduğu tespit edildi. Araştırma sonucunda zekâ ve akıl oyunları atölye çalışmasına katılan her öğrencinin farklı kazanımlar elde ettiği görüldü. Ön test ve son test değerlendirmelerinde tüm değişkenler dikkate alındığında: öğrencilerde Sözel alanda ortalama 6,8; Performans alanında ortalama 7,5 ve Tüm puan alanında ortalama 8 puan artışı olduğu gözlendi.”

ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUK BEBEKKEN AŞIRI HAREKETLİ OLUYOR

Üstün zekâlı çocukların bebeklikten itibaren aşırı hareketlilik gösterdiğini ifade eden Coşkun, üstün zekâlı çocukların diğer özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: “Anne-babayı erken tanıma ve gülerek bunu belli etme. Hassas bir bünyeye sahip olma; etiket, battaniye gibi ürünlere reaksiyon gösterme. Erken konuşmaya başlama; örneğin yaşıtları iki kelimeli cümleleri iki yaşında söyleyebilirken onlar bir yaşında söyleyebilirler. Kendi başlarına okumayı öğrenebilir; ancak yazma konusunda bu kadar başarılı olamazlar çünkü kas gelişimleri aynı hızda devam etmez. Kelime hazineleri geniştir; kolay ezberleyip, ezberledikleri şeyleri hafızalarında uzun süre saklayabilirler. Karşısındaki insanların duygu ve düşüncelerini kolayca tahmin edebilirler. Liderlik yetenekleri üst düzeydedir. Rutin işlerden çabuk sıkılırlar ve işleri kendi bildikleri gibi yaparlar. Aşırı duygusal olabilirler. Kendilerinden daha büyük çocuklarla vakit geçirmek isterler. Kitaplara ve görme alanındaki nesnelere karşı aşırı ilgi duyarlar.”

ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUĞA SAHİP AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocukların eğitiminde ailelerin dikkat etmesi gerekenleri üç maddede şöyle açıklıyor:

  1. Akran zenginliği yani üstün çocukların kendisi gibi çocuklarla bir arada olması.
  2. Zihinsel doygunluk bu genel ve özel alanlarda çocuklara donanımlı bir eğitim fırsatı sunulması.
  3. Beceri odaklı eğitim; Çocuğun ilgi ve istidadına göre eğitim atölyeleri sunmak. Bütün bunları yanı sıra üstünlerin eğitiminde çocuğu anlamak ve çocuk olduğunu unutmamak en temek esaslardan birisi olmalıdır. Üstün olmak her şeyi muhteşem bir şekilde başarmak anlamına gelmez. Yine öğretmenlerin de üstün zekâlılarla ilgili bir eğitim geçmişinin olmasına dikkat edilmelidir.

YETENEK VE GELİŞİM TESTLERİ

TÜZDER, üstün zekalı öğrencilerin tespiti ve gelişimi noktasında, normal öğrencilerin gelişim düzeyleri hakkında, eğitimlerin sonuçlarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi bağlamında testler yapar. Testler, TÜZDER’in uzman psikologları tarafından profesyonel şekilde uygulanır.

• Denver: 0-6 yaş aralığına bireysel olarak uygulanır. Gelişimsel tarama testidir. Kişisel Sosyal, Dil, İnce motor ve kaba motor alanlarındaki gelişim değerlendirilir.

• Gesell: 3- 7 yaş aralığına bireysel olarak uygulanır. 7 adet gelişim figüründen oluşur. Görsel algı ve kopya etme becerileri değerlendirilir.

• Good Enough: 4-12 yaş aralığına bireysel olarak uygulanır. Çevreyi algılama ve kavrama becerisinden hareketle zihinsel gelişim değerlendirilir.

• Metropolitan Okul Olgunluğu Testi: 60 – 72 ay arası öğrencilere uygulanır. Kelime- cümle anlama, genel bilgi, eşleştirme, sayılar ve kopya etme olmak üzere 6 bölümden oluşur.

• Stanford Binet Zekâ Testi: 2-14 yaş aralığındaki bireylere uygulanır. Uygulama neticesinde dil, bellek, kavramsal düşünme, akıl yürütme, aritmetik muhakeme, görsel motor ve sosyal anlayış becerilerinden yola çıkarak zihinsel gelişim değerlendirilir.

• Wisc-R Zekâ Testi: 6-16 yaş aralığındaki bireylere uygulanır. 10 farklı alt testten oluşur. Uygulama neticesinde dil, bellek, aritmetik, yargılama, sınıflama, görsel algı becerilerinden yola çıkarak zihinsel gelişim değerlendirilir.

• CAS Zekâ Testi: CAS testi, 5 – 17 yaş arası okul çağı çocuklarının bilişsel işlemlerdeki yeterliliklerini ve düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilmiştir.

• BBT Testi: TÜZDER olarak, uzmanlarımız tarafından geliştirilen BBT; çocukları zihinsel, fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal alanlarda değerlendirip, rehberlik yapmayı sağlayan ‘BİREYİ BÜTÜNÜYLE TANIMA PROGRAMI’nın kısa adıdır.

• RUW-I Testi: RUW testi ilkokul kademesinde ki çocukların sınıf seviyelerine uygun olarak uzmanlar tarafından hazırlanmış sorulardan oluşan bir testtir. Bu testle çocukların okuma, anlama ve yazılı anlatım becerilerinin profilini çıkartmak hedeflenmektedir.

• Temel Yetenek Testleri: TYT Bireylerin yeteneklerini belirlemek amacıyla uygulanan bir grup testidir. Testin önceki hali beş alt testten oluşmaktadır. Daha sonra bu test sınıf düzeyi olarak ele alınmış ve Temel Yetenekler Testi 6-8 (6.7.8. sınıflar; 11, 12, 13 yaş) ve Temel Yetenekler Testi 9-11 (9, 10, 11, 12. sınıflar; 14, 15, 16, 17 yaş) şeklinde iki ayrı test takımı olarak düzenlenmiştir. Alt testlere ilişkin süre sınırı vardır. Bireylerden test sorularının yönergeye uygun olarak yanıtlamaları istenir.

• Temel Kabiliyetler Testi: TKT, dil, ayırt etme, sayı ve yer kavramı olmak üzere dört alt bölümden oluşan bir yetenek testidir. Yapılan yetenek alanları testi sonucunda “Dil Kavramı”, “Ayırt Etme Hızı ” “Sayı Kavramı” ve “Yer Kavramı” olmak üzere dört alanda değerlendirme yapılıp çocuğun Genel Yetenek durumu ölçülmektedir.

KURUMSAL DANIŞMANLIK HİZMETLERİ

TÜZDER, üstün zekalı çocuklara özel çalışmalar yapan kurumlara, bu yönde girişimde bulunmak isteyen kurumlara, öğrencilerine farklı bir eğitim ortamı sunmak isteyen özel kurumlara ve devlet kurumlarına, anaokullarına, kreşlere, ilk ve ortaokullara, lise ve dengi okullara, özel yurtlara, vakıflara, sivil toplum kuruluşlarına, derneklere ve üstün zekalılar alanında danışmanlık almak isteyen tüm kurum ve kuruluşlara danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Danışmanlık hizmetleri aşağıdaki şekilde yürütülür:

  • TÜZDER yönetiminden en az 1 kişi dönemde en az bir kez okul yetkilileriyle eğitim süreçleri hakkında toplantı düzenler ve okulun zihinsel gelişim çalışmalarıyla ilgili danışmanlık yapar. Toplantı gün ve saatleri TÜZDER ve okul arasında istişare ile belirlenir.
  • Toplantıların danışmanlık verilen mekanda yapılması esastır ancak gerekli görüldüğü durumlarda toplantılar farklı mekânlarda da gerçekleştirilebilir.
  • TÜZDER, danışmanlık yaptığı kurumun eğitimcilerine, şartları kuruma özgü olmak üzere eğitimler kurumun Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik servisinin(PDR) sağlıklı işlemesi ve ölçüm araçlarının oluşturulması konusunda destek verir.
  • TÜZDER, kurum öğrencilere yönelik bireysel ve grup rehberlik çalışmaları, veli danışmanlık hizmetleri ve personel danışmanlık hizmetleri sunar.
  • TÜZDER, biri eğitim öğretim yılı başında, diğeri sene sonunda olmak üzere iki kere TKT ( Temel Kabiliyet Testi) ve TYT (Temel Yetenek Testi) testleri yapar.
  • TÜZDER, yaş aralığı ve çocuğun hazır bulunuşluk düzeyleri göz önüne alındığında bazı çocuklara farklı gelişimsel testler ve tanılama gereçleri kullanılabilir.
  • TÜZDER, danışmanlık yaptığı kurumda Denver, Gesell, Good Enough, Metropolitan Okul Olgunluğu, Stanford Binet, Wisc-R testlerinden gerekli olanları uygular.
  • TÜZDER, bir eğitim öğretim yılında toplamda 2 kez ailelere yönelik seminer hizmeti sunar. Burada konular TÜZDER tarafından belirleneceği gibi kurumdan gelen talepler ölçüsünde de şekillendirilebilir.
  • TÜZDER, zekâ ve akıl oyunları eğitimi kapsamında atölye kurulumu, yıllık plan temini, zekâ oyunu satışı gibi mimari, eğitsel ve ticari konularda kuruma danışmanlık yapar.
  • TÜZDER okula üstün zekâlı, üstün nitelikli öğrenci bulma çalışmalarında destek verir. Okula gelen talepler neticesinde TÜZDER genel merkezinde bireysel veya grupla incelemeler gerçekleştirir. İnceleme bedelleri velilerce karşılanır.
  • TÜZDER, danışmanlık yaptığı kurumun faaliyetlerini sosyal medyada, yazılı ve görsel olarak basın kanallarında ücretsiz şekilde paylaşabilir. Danışmanlık yapılan kurumla TÜZDER’in bu konuda karşılıklı olarak rızası aranır.
  • Danışmanlık verilen firma, TÜZDER’i yazılı ve görsel basında, yerel ve ulusal medyada, sosyal medyada refere edebilir.
  • Danışmanlık hizmeti paket bir programdır. Danışmanlık alan kurum, danışmanlık aldığı konularla ilgili ticari meselelerde TÜZDER’in ticari anlaşmalarına sadık kalır.
  • ÜZDER’in tüm danışmanlık hizmetleri profesyoneldir. Karşılıklı yazılı anlaşmalara ve hukuki zemine dayalıdır.

AİLE DANIŞMANLIĞI HİZMETLERİ

Üstün zekâlı öğrencilerin aile ortamında doğru şekilde kuşatılması önemlidir. Bu maksatla TÜZDER atölyelerinde eğitim alan üstün zekalı çocukların ailelerine ücretsiz eğitimler verilir. Teorik olan bu eğitimlerden farklı olarak, üstün zekalı çocukların ailelerine, ailenin talebine göre ücretli danışmanlık hizmetleri sunulur. Danışmanlık hizmetinin kapsamı, şekli, periyodu vb. hususlar aile ile yapılan görüşmede karşılıklı olarak belirlenir.

TÜZDER ATÖLYELERİ

Atölye Nedir?
Atölye, öğrencinin çocuk; öğretmenin sanatkar olduğu bir öğrenme ortamı, bir eğitim anlayışı, bir yaşam alanıdır. Atölye sayesinde çocuklar teorik bilgilerin soğukluğundan sıyrılırlar. Bir ürün ortaya koymanın tadına varırlar. Eğitim sürecinde tamamen aktif oldukları için öğrenme istekleri hiç sönmez. Atölye, yaparak yaşayarak öğrenmenin modern donanımlarla sağlandığı yepyeni bir eğitim standardıdır.

Atölye Sistemi Neden Gereklidir?
Okullar yetişkinler tarafından tasarlanan standartları belirlenmiş eğitim mekânlarıdır. Okul deyince hep aynı teorik bilgilerin aynı kalıplarla aynı mekânlarda sunulduğu sıkıcı ortamlar gelir akla. Öğrenciler, yeteneklerine ve ilgilerine göre değil yaşlarına göre sınıflanmıştır okullarda. Ve bu durum bir eğitim sorunudur. Atölye sistemi bu sorunu çözen en önemli adımlardan biridir.

Atölye Sisteminin Amacı Nedir?
Atölye sistemiyle tıkanan eğitim sistemine bir nefes verme gayretindeyiz. Çocuklarımıza hayata dair pek çok bilgiyi yaşantı yoluyla sunan atölye sisteminin eğitim mekânları da çocuklara özgü güzellikler barındırır ve özgündür. Derslerinde çok başarılı ama hayatı hiç bilmeyen çocuklar yerine hem hayata dair fikri ve donanımı olan hem de bilgi düzeyi yüksek olan bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Her çocuğun özel olduğunun farkındayız ve çocuklara özel mekânlar sunmadan sağlıklı bir eğitim ortamı kurulamayacağının bilincindeyiz.

TÜZDER Atölyeleri Nasıl Uygulanır?
TÜZDER atölyelerine katılmak isteyen öğrenciler, TÜZDER’in web sayfasında bulunan başvuru formunu doldururlar. Daha sonra aileye dönüş yapılarak kayıt işlemleri gerçekleştirilir. TÜZDER atölyeleri ücretlidir ve atölyelere yalnızca RAM ya da BİLSEM’ler aracılığıyla “üstün zekalı” tanısı konulan ya da TÜZDER tarafından değerlendirilmesi yapılmış öğrenciler katılabilir.

Atölye Çalışmaları Hakkında

2013 içerisindeki atölye çalışmalarımız İSTKA (İstanbul Valiliği Kalkınma Ajansı) ile ortaklaşa yürüttüğümüz projemizle birleştirilmiştir. 13 ilçede yürütülecek olan atölyelerimiz: Nisan ayı içerisinde başlamış bulunmaktadır. Atölyelerimizde 7 farklı alanda eğitim verilmektedir.

  • Akıl ve ZekaOyunları
  • Sıra Dışı Düşünme Becerileri
  • Eğlenceli Bilim
  • Mekanik ve Robot
  • Yazarlık ve Sosyal Medya
  • Astronomi ve UzayBilimleri
  • Liderlik

Ayrıca TÜZDER olarak 2014 yılı itibariyle Özel atölyelerin başvuruları başlamıştır. Bu atölye çalışmalarında amacı tanımlamak gerekirse üstün zekalı ve dahi çocuklar için üç husus bir çok literatür taramasında karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi zihinsel doygunluk, ikincisi akran zenginliği üçüncüsü ise beceri odaklı bir eğitim müfredatı sunulmasıdır. Öğrencilerimiz bu atölyelerde üç husustan daha fazlasını yakalama fırsatı bulacaklardır.

Sadece öğrenciler değil gün boyu psikolog desteği, aileler için eğitim seminerleri de bu eğitimin temel amaçlarındandır. Atölyeler, öğrencilerin, psikolojik, algılamaya yönelik bireysel becerilerini geliştirerek akademik ve sosyal hayata adaptasyonlarını kolaylaştırmayı ve başarı çizgilerini arttırmayı amaçlar. Aynı zamanda, öğrencilere stresle başa çıkmalarını sağlayacak yöntemleri öğretmeyi de kapsar.

Öğrenciler bu çalışmalarda, problem çözme, analitik düşünme, zaman planlaması, kendini sınama, fiziksel ve ruhsal gelişim süreçlerine yönelik konularda eğitilirler. Öğrencilerin, kazanmış oldukları becerileri uygulayarak, başarılarının arttığını gözlemlemeleri ana beklentilerdendir.
2014 Dönemi Yapılacak Olan Atölye Çalışmalarına http://tuzderatolyeleri.com/ Adresinden Ulaşabilirsiniz.

Atölye İçerikleri ve Ders Programı

Öncelikli olarak bütün öğrenciler paket program eğitimine tabidir. Program Psikologlarımızın ve Üstün Zekalılar Öğretmenlerimizin yaş gruplarına uygun olarak belirlediği 5 farklı atölye dersinden oluşmaktadır.

TÜZDER Atölyeleri Nelerdir?

Atölyelerde öğrenciler yaş gruplarına göre kategorize edilir. Her bir atölye 12 hafta sürer. Öğrenci kontenjanı 15’tir. Dokuz farklı sınıfta devam eden atölyelerin sonunda öğrencilere “Katılım Sertifikası” verilir. Öğrencilerin eğitim aldığı süre boyunca yine periyodik olarak ailelere ücretsiz eğitim verilir. Ayrıca ailelere çocukların hakkında 6 ve 12. Haftalarda ayrıntı rapor sunulur.
TÜZDER atölyeleri, yaş gruplarına göre ayrılmış farklı ve özgün çalışmalardan oluşur. Her bir atölye, uzman bir eğitimci tarafından yürütülür. 

4 – 6 Yaş Atölyeleri

Temel Elektronik – Robotik Atölyesi:
Elektronik, fizik, mühendislik ve teknolojinin ortak noktasıdır. Elektrik devrelerinin doğru tasarımlanması ve doğru kontrol edilmesiyle ilgilenen bu bilim, bir atölye olarak öğrencilerimize yaşadıkları çağı daha doğru anlatmak için düşünülmüştür. Çocuklarımız bu atölye sayesinde motor, elektrik aksamı, elektrikle çalışan düzenekler, sensörler gibi elektronikle ilgili alanlarda bilgi ve donanım kazanırlar. Temel teorik bilgilerin yanı sıra deneysel ve pratik bir ortam oluşturan Elektronik Atölyesi, çocuklarımıza elektroniğe dair yaşam becerisi edinme imkânı sağlar. Atölyenin bir diğer faaliyet alanı da çocuklarımızı Robotik Atölyesi’ne hazırlamaktır.

Dikkat ve Konsantrasyon Becerileri Atölyesi:
Öğrencilerimize kendi potansiyellerini göstermek, aklın sınırlarını genişletmek ve bir problem için özgün çözüm yolları bulmalarını sağlamak, düşünmenin boyutlarını öğretmek ve geliştirmek bu atölyenin ana maksadıdır. Dikkat ve Konsantrasyon Becerileri Atölyesi düşünceyi sistematize eden bir eğitim faaliyetidir. Bilgiyi, düşünceyi ve hayali doğru şekilde organize etmek, bu atölyenin temel kazanımıdır. 

Bilim Dünyası Atölyesi:
Bilim Dünyası atölyesinin amacı öncelikle öğrencilerimize teknolojinin sadece bir araç olduğu duygusunu aşılamak, onu en doğru şekilde kullanma bilincini kazandırmak ve karşılaştıkları yeni durum ve uygulamalar karşısında çözüm üretebilmelerini, kolay adapte olabilmelerini sağlamaktır. Çağımızın vazgeçilmezi olan bilgisayarı daha bilinçli ve yakından tanımalarını sağlayarak teknoloji kaynaklı zararların en aza indirgenmesi ve bilinçli kullanımın artırılarak faydaya dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

Drama ve Tiyatro Atölyesi:
Drama, hayatın provasıdır aslında. İnsan davranışlarını disipline etmenin, sağlıklı şekilde organize etmenin önemli bir yoludur drama. Tüm duyu organlarını aktif hale getirmesinin yanı sıra duyguları da eğitim sürecine dâhil eden drama, becerilerin geliştirilmesi ve hedeflenen davranışların kazandırılması noktasında keyifli bir eğitim uygulamasıdır. Drama ile oyun iç içe olduğundan çocuklarımız neşeli ve eğlenceli bir ortamda bedensel, duygusal, sosyal ve kültürel yönden gelişirler. Drama atölyesi eğitimin yaşamla iç içe olduğu ortamdır.

Hayalini Anlat Atölyesi: Hayalini Anlat Atölyesi, çocuklarımızda sıra dışı düşünme, sorgulama, olaylara farklı açılardan bakabilme, analojik düşünme, analiz, sentez gibi basamakların öğretilmesini sağlayan etkinliklerden oluşan bir atölye çalışmasıdır. Hayalini Anlat Atölyesi, öğrencilerde creative düşünmenin boyutları olan özgünlük, akıcılık, zenginlik ve esneklik gibi basamakların geliştirilmesiyle oluşur.

7 – 8 Yaş Atölyeleri

Robotik Atölyesi
Robotlar dünyasına giriş yapmamızı sağlayan bu atölyede her öğrencimize içerisinde sensörler, motorlar, özel devreler ve parçaların olduğu bir kit verilir. Robotik atölyemizde öğrencilerimiz robot nedir, robotlar nasıl çalışır, sensörler(algılayıcı)ne işe yarar, hız/güç gibi birçok konuda bilgi sahibi olurlar. Çocukların mekanik ve robotik alanlarına dair bilgilerini ve becerilerini geliştirebilecekleri ve problem çözme becerilerini kullanabilecekleri “Robotik Atölyesi” teknolojik gelişmelerin takip edilmesi ve onlarla ilgili fikir sahibi olunabilmesi adına çok önemlidir.

Moleküler Genetik ve Biyoteknoloji Atölyesi
Moleküler genetik, canlıların kalıtım materyali olan genlerin yapılarını ve işlevlerini moleküler düzeyde inceleyen bir genetik alt dalıdır. Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır. Genetiğin diğer alt dallarından bazı farklılıklar gösterir. Moleküler bilginin kullanılması, örneklerin nasıl çalışılacağını ve bu yüzden de bilimsel sınıflandırmanın doğru olarak yapılmasını sağlanmak moleküler genetik için önemlidir. Biyoteknoloji ise hücre ve doku biyolojisi kültürü, moleküler biyoloji, mikrobiyoloji, genetik, fizyoloji ve biyokimya gibi doğa bilimlerinden yararlanarak, DNA teknolojisiyle bitki, hayvan ve mikroorganizmaları geliştirmek, doğal olarak var olmayan veya ihtiyacımız kadar üretilemeyen yeni ve az bulunan maddeler (ürünleri) elde etmek için kullanılan teknolojilerin tümüdür. Bu atölyemizde çocuklarımıza, moleküler genetiğin ve biyoteknolojinin temel bilgilerini sunarız.

Problem Çözme Atölyesi
Problem Çözme Atölyesi’nde öğrencilerimiz kendilerini keşfe çıkarlar. Doğuştan getirdikleri üstün potansiyellerini ortaya koyarlar. Hayalin sınırlarını genişletirler. Bir problem için özgün çözüm yolları bulurlar. Problem Çözme Atölyesi’nde düşüncenin boyutlarını öğretmek ve geliştirmek bu atölyenin ana maksattır. Problem Çözme Atölyesi’nde düşünceyi sistematize eden bir eğitim faaliyetidir. Bilgiyi, düşünceyi ve hayali doğru şekilde organize etmek ve böylece problemlere özgün çözümler bulmak bu atölyenin temel kazanımıdır.

Keşif Saati
Keşif Saati, öğrencinin yeni kavram, prensip ve yasaları kendi yaptığı deneylerle buluş esasına göre öğrendiği bir eğitim ortamıdır. Laboratuarda çocuklar sadece öğrenmez. Yaşar aynı zamanda. Keşif saatinde çocuklarımıza fen bilimlerini yaşatmayı hedefliyoruz. Keşif saatinde, öğrencilerin bilimle ilgili etkinliklere katılmalarına imkân sağlıyor ve bilimsel yöntemi tanımalarını hedefliyoruz. Çocuklarımız, ihtiyacımız olan bilgiyi yaşayarak öğrenme fırsatı buluyor, hayatı daha doğru kavrıyor, gözlemliyor, analiz ve sentez yapıyor.

Creative Düşünme Atölyesi
Creative Düşünme Atölyesi, hayalini anlat atölyesinde olduğu gibi yaş seviyesine göre etkinliklerin çocuklarımız da yaş seviyelerine göre farklılaştığı atölyedir. sıra dışı düşünme, sorgulama, olaylara farklı açılardan bakabilme, analojik düşünme, analiz, sentez gibi basamakların öğretilmesini sağlayan etkinliklerden oluşan bir atölye çalışmasıdır. Creative Düşünme Atölyesi öğrencilerde creative düşünmenin boyutları olan özgünlük, akıcılık, zenginlik ve esneklik gibi basamakların geliştirilmesiyle oluşur.

9 Yaş ve Üzeri Atölyeleri

Robot Uygulamaları Atölyesi
TÜZDER’in robot atölyelerinin üçüncü basamağı olan Robot Uygulamaları Atölyesi, Çocukların mekanik ve robotik alanlarına dair bilgilerini ve becerilerini eyleme döktükleri, üretim yaptıkları, turnuva ve yarışmalara katıldıkları, kısaca kendi robotlarını ortaya koydukları bir eğitim ortamıdır.

Blog Tasarım Atölyesi
Çocuklarımızın internetin geniş dünyasında bilinçli birer kullanıcı olmalarını, bilişim dünyasında pasif, sadece takipçilik yapan internet kullanıcısı olarak var olan değil aktif, kendini ifade etmesini bilen birer birey olmalarını amaçladığımız atölyemizde; e- posta ve güvenlik işlemleri, internet tarayıcıları ve güvenlik ayarları, sosyal medya tanımı, blog ve blog tasarımı konularını alırlar.

Uzay ve Gök Bilimi Atölyesi
Astronomi, insanoğlunun asırlardır ilgisini çeken bir bilimdir. Astronomi yaşadığımız evreni anlama sürecinde önemli bir adımdır. Uzay ve Gök Bilimi atölyesinde öğrencilerimiz uzayın ilgi çekici sırlarını gözlemler ve astronomi bilimi hakkında fikir sahibi olurlar. Bu atölye sayesinde çocuklarımız, astronomi ve uzay bilimine dair temel bilgiler edinirler. Ayrıca bu atölye çalışmaları kapsamında öğrencilerimiz gece gözlemi yaparlar ve evreni doğru materyallerle inceleme fırsatı bulurlar.

Stratejik Düşünme Becerileri Atölyesi
Stratejik düşünmek, zaman yönetiminin ve başarının temel şartıdır. Geleceğin yöneticileri olan çocuklarımız için stratejik düşünmek ve çalışmak günlük faaliyetlerinin her adımında olmazsa olmaz bir bakış açısıdır. Stratejik Düşünme Becerileri Atölyesinde öğrencilerimiz, stratejik düşünme becerilerini ölçmek, stratejik düşünmenin temel bileşenlerini anlamak ve stratejik düşünme için pratik uygulama araçlarını deneme şansını bulurlar.

Düşün ve Keşfet
Emerson: “Her eylemin atası düşüncedir.” der. Düşünmek, insanın evrene hükmetmesini sağlayan bir farklılık, hayatı kavramaya yarayan bir araçtır. Balzac ise: “Düşünmek görmektir.” der. Düşün ve Keşfet Atölyesinde öğrencilerimize düşünmenin önemini, hayatı düşünerek yaşamanın erdemini aşılamaya çalışırız. Düşün ve Keşfet ile, çocuklarımız var olan potansiyellerini doğru kullanmayı öğrenirler.

Eğitim Seminerleri

  • Toplamda 6 farklı aile semineri yapılacaktır.
  • Seminerler 2 haftada bir olarak düzenlenecektir ve her seminer düzenlenmeden önce konuşmacı ve konu hakkındaki bilgiler sayfamızdan düzenli olarak katılımcılarla paylaşılacaktır.

Psikolog Hizmetleri

  • Atölye eğitimleri boyunca uzman psikologlarımızla çocuklarınızın genel durumları hakkında görüşme yapabilecek ve yol haritası edineceksiniz.
  • Sabit bir psikolog her hafta sonu atölye merkezinde belirlenen süre çerçevesinde çocuklarınız eğitime devam ederken siz de görüşmeleri yapabileceksiniz.

Öğrenci Özel Takip Sistemi

  • Sınıf sayıları 12 ila 15 kişi arasında olacaktır.
  • Özellikle Robotik Uygulamaları atölyesinde her çocuğa özel robot kitleri sağlanıp eğitim sonunda çocuklarımıza hediye edilecektir.
  • Her öğrenci için özel etkinlik dosyası oluşturulacaktır.
  • 6. ve 12. Haftalarda bütün eğitimlerle ilgili çocuğunuzun genel durumunu gözlem ve gelişimini ifade eden Psikologlarımız ve Üstün Zekâlılar Öğretmenleri tarafından bir rapor tarafınıza teslim edilecektir.
  • Belirli yaş gruplarında atölye merkezi genelinde özellikle zeka oyunları turnuvaları düzenlenip dereceye giren öğrencilere sertifikası ve hediyesi eğitimler sonunda ailelerin huzurunda takdim edilecektir.

Çocuğun Üstün Zekâlı Olduğu Nasıl Anlaşılır? 

Çocukların gösterdiği bir takım özellikler onların gelişimleri hakkında bize ciddi veriler ortaya koyar. Genel olarak erken konuşma, okuma ve yazmayı öğrenme, kuvvetli hafıza, aşırı merak ve özel ilgi alanlarına sahip olma, üst yaş grupları ile iletişim kurma isteği gibi özellikler bu noktada referans aldığımız bazı özelliklerdir. Bu ifadeleri düşündüğümüzde de anlaşılacağı gibi asıl kriter çocuğun özellikle zihinsel performans gerektiren faaliyetlerinde yaşıtlarından ciddi bir farklılık göstermesidir.

Genel gözlemler önemli verileri görmemizi sağlar ancak net tespitin yapılabilmesi için konusunda uzman bir psikolog/psikolojik danışman ile bir zekâ testi çalışması yapılması ve çocuğu gözlemlemesi gerekmektedir.  Burada dikkat edilmesi gerekli olan bazı kriterler bulunmaktadır:

Yapılan testten beklentimiz çocuğu üstün zekâlı/parlak zekâlı/normal zekâlı gibi kavramlarla etiketlemek kesinlikle olmamalı. Beklentimiz, çocuğu tanımak onun gelişmiş ve gelişmemiş alanlarını görüp gerekli tedbirleri almak (gelişmemiş alanları desteklemek, yetenek alanlarını parlatmak) olmalıdır.

Mümkün olduğunca zeka testini çocuğun gündeminden uzak tutmak: gireceği çalışmayı zeka testi olarak değil de bir öğretmeninin onunla tanışmak, onu daha iyi tanıyabilmek için yaptığı bir çalışma olarak görmesini sağlamak.

Yapılacak olan zeka testi çalışmasını ve sonucunu sadece konuyu ilgilendiren (anne, baba, öğretmen vb.) birkaç kişinin bilmesi; olayların, çocuğa doğru aktarılmasını daha mümkün kılacaktır.

Çocuğunuz Üstün Zekâlı Olabilir mi?

Bilgileri yeniden yorumlayan, sıra dışı bir beyin gücüne, çalışma ve başarma azmine sahip üstün zekâlı insanlar, her çağda insanlık için önemli birer hazine olarak görülmüştür.

Üstün zekâlı çocuklara ecdadımız büyük önem vermiştir. Bu önem sayesinde bugün hala üzerinde konuşulan muhteşem bir sistem geliştirmiştir. Enderun mekteplerinde uygulanan eğitim sistemi hâlâ Batılı bilim adamları tarafından büyük bir titizlikle araştırılmaktadır. O dönemki Fransız sarayının temsilcisi Michel Boudier’in şu sözü dikkate şayandır. “Türklerin niçin varlıklı ve güçlü bir devlet olarak geliştiğine şaşmamak, büyük sayıdaki gençler arasından en yeteneklilerini seçmesini ve onları dürüst gerekir. Çünkü onlar insanlar haline getirecek disiplinli bir eğitim vermesini çok iyi bilmektedirler.”

Bugün bile hala Amerikan eğitim anlayışının temelinde Enderun mekteplerinin izleri görülmektedir. Enderun mektebinde öğrenciler üstün zekâlılara mahsus olarak uygulanan programlarla ve testlerle yetiştirilmekteydi. Ortalama 15 yıllık bir eğitimden geçen Enderunlu talebeler, devlet için nitelikli insan kaynağı olmuşlardı.

İnsanın sadece “kaynak” değil aynı zamanda bir “kıymet” ve “değer “de olduğunun bilincinde olan Osmanlı eğitim sisteminin kurucuları dünya insanından dünya devletine giden yolu keşfetmişlerdi. Ve keşfettikleri bu yolda üstün zekâlı öğrenciler ayrı bir yere sahipti.

Osmanlıdaki Enderun eğitim sistemi üzerine çalışan tanınmış psikologlardan Amerikalı Lewis Terman,  Enderun Mektebi’ne alınan çocuklar için şunları söylemektedir: “Zekâ seviyesini ölçmek için ilk defa test yöntemi, Osmanlılarda Enderun mektebine seçilen öğrenciler için uygulanmıştır.” Yine Amerikalı ünlü eğitimci Andreas Kazamias da Platon’un idealindeki okulların Enderun mektepleri ile birebir uyuştuğunu ifade etmektedir.

Asırlar önce bir ilki gerçekleştirerek bütün dünyaya yol gösteren ecdadımızın atmış olduğu üstün zekâlılar sisteminin temelleri üzerinden devam etmek ve onu geliştirmek insanlık için önemli bir vazife olacaktır. Eflatun’un ‘altın çocuklar’ diye tanımladığı yüz çocuktan en az ikisinin, bu guruba dâhil olduğu en değerli hazinelerimiz olan üstün zekâlı çocuklarımızın ne kadar farkındayız? Onları yeterince tanıyor muyuz? Onlarla sağlıklı iletişim kurarak insanlığa faydalı olabilmeleri için ne kadar gayret gösteriyoruz?

Üstün Zekâlı Çocukların Nitelikleri

Doymak bilmeyen merakları, erken yaşta gelişen okuma-yazma ve konuşma becerileri, sürekli yeni şeyler öğrenme azmiyle yanıp tutuşuyor olmaları, üstün zekâlı çocuklara hak ettikleri eğitimi vermemiz için yeterli bir sebep değil mi?
Eğer anne-baba, eğitimciler ve bütün insanlık olarak onlara hak ettikleri eğitimi verebilirse, manevi yoksunluğa düşmeden sahip oldukları enerjinin tamamını insanlığın faydasına kullanacaklardır. Bilakis bu tezin aksi bir durumla karşılaşmak hiç de uzak bir ihtimal olmasa gerek. Çünkü insanlık tarihine en büyük imarı da yıkımı da yapan kişiler dâhilerdi. Bu yüzden, çocuğun yüce değerlerle kuşatılması ve zihinsel becerilerinin geliştirilmesi çok büyük önem taşımaktadır.

Üstün zekâlı çocukların tespitinde erken teşhisin önemli bir yeri vardır. Bu konuda en büyük görev aileye yani anne-babaya düşmektedir. Peki, anne-babalar olarak hangi özellikleri gözlemlersek çocuğumuzun üstün zekâlı olduğu konusunda fikir sahibi olabiliriz?

İşte size üstün zekâlı çocuklar için birkaç ipucu:   

  • Bebeklikten itibaren aşırı hareketlilik.      
  • Anne-babayı erken tanıma ve gülerek bunu belli etme.       
  • Hassas bir bünyeye sahip olma; etiket, battaniye gibi ürünlere reaksiyon gösterme.       
  • Erken konuşmaya başlama; örneğin yaşıtları iki kelimeli cümleleri iki yaşında söyleyebilirken onlar bir yaşında söyleyebilirler.
  • Kendi başlarına okumayı öğrenebilir; ancak yazma konusunda bu kadar başarılı olamazlar çünkü kas gelişimleri aynı hızda devam etmez.       
  • Kelime hazineleri geniştir; kolay ezberleyip, ezberledikleri şeyleri hafızalarında uzun süre saklayabilirler.      
  • Karşısındaki insanların duygu ve düşüncelerini kolayca tahmin edebilirler.       
  • Liderlik yetenekleri üst düzeydedir.       
  • Rutin işlerden çabuk sıkılırlar ve işleri kendi bildikleri gibi yaparlar.       
  • Aşırı duygusal olabilirler.       
  • Kendilerinden daha büyük çocuklarla vakit geçirmek isterler.       
  • Kitaplara ve görme alanındaki nesnelere karşı aşırı ilgi duyarlar.

Burada anne-baba ve eğitimcilerin önemli bir hususu kesinlikle atlamamaları gerekir. Bu özelliklerin bir kısmı normal zekâ düzeyine sahip çocuklarda da görülebilir. O yüzden ebeveynler bazen evhamlanabilirler. Söz konusu özelliklerin farklı zamanlarda da çocuklar üzerinde görülme ihtimali olabilir. Üstün zekâlı çocuklar bu özelliklerin tamamına ya da bir kısmına sahip olabilirler. Burada vermiş olduğumuz özelliklerin birçoğunu çocuklarınızda gözlemliyorsanız mutlaka bir uzmana danışarak çocuğunuz için yol haritasını oluşturunuz.
 

Üstün zekâlı çocuklara sahip ailelere tavsiyeler:

  • Anne babaların yapması gereken en önemli şey onların diğerlerinden farklı olmadığını sadece belirli özelliklerinin daha fazla geliştiğini kabul etmektir.
  • Normal çocukların sergilemiş olduğu her davranışı üstün çocukların da gösterebileceğini asla unutmamalıyız.
  • Onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ortamlar oluşturarak mutlaka profesyonel bir yardım almalıyız.
  • Çocuğumuza dengeli bir yaşam alanı oluşturarak onu bütün yönlerden gelişebileceği etkinliklere dâhil etmeliyiz.
  • Üstün çocukların en önemli özelliklerinden biri de meraktır. Bazen yetişkinler çocuklarının sorularını yanıtlamakta zorlanabilirler. 
  • Böyle durumlarda çocuğa karşı tepkisiz kalmak yerine, çocuklarının gereksinimini karşılayacak başka çözüm yolları bulmalıdırlar. Örneğin, kitaplardan, ansiklopedilerden ve uzman kişilerden faydalanmak gibi.
  • Çocuklarımıza tutarlı bir disiplin uygulamalıyız. Üstün çocuklara üstünlüklerinden dolayı özel imtiyazlar tanımamalıyız. 

Üstün zekâlı çocuklar geleceğin bilim adamları, liderleri, yazarları ve fikir adamlarıdır. Böylesine değerli bir hazine kesinlikle israf edilmez. Osmanlı’da, ABD'de, İngiltere'de, Almanya’da diğer dünya ölçeğinde söz sahibi olmak isteyen ülkelerin eğitim programlarında olduğu gibi bu tür çocukları tespit etmek ve onlar için gerekli eğitim ortamları oluşturmak milli ve manevi duyguları yüksek, sağduyulu insanlar için önemli bir vazife olarak görülmelidir.